Kuyudan Sözler: Engelli Çocukların Sanat Yolculuğu ve Dolmabahçe’de Özgün Sergi
Kuyudan Sözler: Engelli çocukların sanat yolculuğu ve Dolmabahçe’de özgün sergi – ilham veren çalışmalar, toplumsal farkındalık ve dayanışma ön planda.
Dolmabahçe Sarayı Hüseyin Zekai Paşa Sergi Salonu’nda açılan sergide, Metin Sabancı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü tarafından koruma ve bakım altında bulunan engelli çocukların eserleri bir araya getirildi. Şefik Can Uluslararası Mevlana Vakfı ile Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV) işbirliğiyle düzenlenen serginin açılışı, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri ve davetlilerin katılımıyla gerçekleşti.
Sergi, ressam Meryem Günhan’ın danışmanlığında yaklaşık bir yıllık çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı ve Hz. Yusuf’un kuyuya atılışından başlayıp Züleyha kıssasına odaklanan özgün bir sanat yolculuğu sunuyor. Katılımcılar, sergi boyunca minyatürler, sözler ve anlatılar üzerinden çocukların iç dünyalarına dokunan bir deneyim yaşıyorlar.
Çocuk korosu olarak sahne alan engelli çocuklar, sergi kapsamında bir müzik dinletisi gerçekleştirdi ve performansları davetliler tarafından büyük beğeni topladı. 4 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek olan sergide ayrıca Türk Hava Yolları’nın geri dönüşüm temelli materyallerinden oluşan texil eserler de yer alıyor; yastık kılıfları, yorganlar ve çeşitli tekstil yüzeyleri üzerinde işlenen çalışmalar, Hz. Yusuf ve Züleyha kıssasını farklı açılardan ele alıyor.
Sanatçıların özgün yorumlarıyla ortaya çıkan seramik heykeller, çocukların duygularını, düşüncelerini, hayallerini ve hayata bakış açılarını eserlerine yansıtarak, kıssadaki olayları kendi pencerelerinden yeniden yorumlamalarını sağlıyor. Eserlerden biri ise taşıdığı sanatsal değer nedeniyle Dolmabahçe Sarayı Müzesi’nde kalıcı olarak sergilenmek üzere kabul edildi. Bu gelişme, çocukların üretim süreçlerindeki aktif katılımın ve sanatsal ifadenin gücünü gözler önüne seriyor.
“Kuyudan Sözler” sergisi, ziyaretçilere çocukların iç dünyasından doğan sözleri ve hikayeleri sanat aracılığıyla görünür kılma amacını taşıyor; serginin iyileştirici ve dönüştürücü gücü, engelli bireylerin üretim süreçlerine katılımını destekleyen örnek bir çalışma olarak öne çıkıyor.