Kül Dağlarının Köylere İsyanı: Mağara Köyü ve Çevresinde Yaşananlar
Kül Dağlarının Köylere İsyanı: Mağara Köyü ve çevresinde yaşananlar, tarihî gerilimli olaylar ve köy halkının direnişiyle ilerleyen bir anlatı.
Hamal köyünde kül dağılarının yarattığı ağır sonuçlar, 300 hane arasından yalnızca 30 eve inen insanlar üzerinden sürüp gitti. Köy sakinleri, santralde kullanılan kömürde oluşan külün sağlık sorunlarına yol açtığı görüşünü benimsemiş durumda. En çok etkilenen bölgelerden biri olan Mağara köyünde son yıllarda gırtlak kanseri ve solunum yolu hastalıklarına bağlı ölümler artış gösterdi. Kül dağının uzunluğu köyün etrafını sardı ve rüzgârın etkisiyle havayı nefes alınmaz kıldı. Ağaçlar meyve vermeyi bıraktı; köyün yaklaşık 1 kilometre uzağındaki kül yığıntıları, tepelerle köyü adeta kuşattı.
Kış aylarında köylerinden ayrılan sakinler, yaz aylarında kısa süreler için dönebiliyor. Hatun Kahveci, 1979’da Mağara köyüne gelin geldiğinde buranın cennet gibi olduğunu hatırlatıyor; şimdi ise köy demeye bile şahit gerektiğini belirtiyor. “Köye gelip ekim biçim yapamıyoruz; ürün yok, ağaçlar meyve vermiyor” diyen Kahveci, köyün eski dinamiklerini yitirirken, geçmiş muhtarların kanserden kaybedildiğini ve köyün üçte ikisinin kanserle mücadele ettiğini anlatıyor. Rüzgârın yönüyle beraber pencereler kapalı kalıyor; hava temizliği için çaba gösteriliyor, ama kül her yerde boğucu bir etki yaratıyor.
“Köyde normal ölüm kalmadı” sözleriyle Serkan Karadeniz, köylerinde yaşamı sürdürmenin giderek zorlaştığını ifade ediyor. Ürünlerin yarısının bile alınamadığını söyleyen Karadeniz, yaşanan yerleşim göçünün sadece Mağara köyüne özgü olmadığını, yaklaşık 60 köyü etkilediğini aktarıyor. En çok Hamal köyü ile kendi köylerinin etkilendiğini vurgulayarak, solunum yolu hastalıklarının ve kanser vakalarının artışına dikkati çekiyor. 10-15 yıl önce bile köyden ayrılanların kanser olduklarını duyduklarını da sözlerine ekliyor.
Cumhurbaşkanı emriyle durdurulan üretim ve külün birikimi Bilgilere göre Sivas’ın Kangal ilçesindeki Kangal Termik Santrali, 8 Şubat 2013 tarihinde özelleştirilerek Konya Şeker’e devredildi. 2020 yılında filtrenin uygun olmadığı gerekçesiyle üretimi geçici olarak durdurulan santral, şartlar yerine getirildiğinde yeniden faaliyetine başladı. Ancak bacalarda oluşan atık küller bölge köylerinin sınırları içinde birikmeye devam etti ve açıkta biriktirilen bu kül tabakası rüzgârla kül dağına dönüşerek çevreyi tehdit etmeye başladı. Kömürün atığı olan bu kül yığınları, rüzgârla köylere zarar veren bir tehdit olarak büyümeye devam ediyor.