DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Köy Odası Harekete Geçiriyor: Dr. Yücel Dursun’un Kültürel Mirasla Dolu Yolculuğu

Köy Odasıyla başlayan yolculuk, Dr. Yücel Dursun’un kültürel mirasına dokunan sürükleyici bir keşif serüveni.

21.04.2026
A+
A-

Yomra’da yaşayan tarihçi Dr. Yücel Dursun, kültürel mirası koruma ve gelecek kuşaklara aktarım amacıyla köy odası geleneğini yeniden canlandırdı. Ailesinden kalan yadigarlar ile meslek yaşamında edindiği tarihi malzemeleri bir araya getirerek, tarım, hayvancılık ve binicilikte kullanılan araçlar ile çeşitli antika objeleri sergileyen odasında ziyaretçilere geçmişi anlatıyor.

Oda simetrik bir düzenle duvara asılan 200’ü aşkın objeden oluşuyor ve bunlar, dönemin izlerini taşıyan Osmanlıca yazılı belgelerle destekleniyor. Dr. Dursun, hazırladığı bu mekânı ziyaretçilere açarak onların objeleri ve belgeler hakkında bilgi edinmesini sağlarken, misafirlerin kendi hatıralarını da paylaşmasına olanak tanıyor.

“Köy odası, Anadolu’nun köklü geleneğinden ilham alarak bir eğitim mekanı gibi düşünülüp tasarlandı” diyen Dursun, odanın ziyaretçilere zamanda yolculuk yapma hissi verdiğini belirtiyor. Trabzon sediri ile zenginleştirilen bu alan, insanların bilgi alışverişinde bulunabileceği bir mekana dönüştü ve 7’den 70’e herkesin kültürü öğrenebilmesi için açık kalıyor.

Belgelere dayalı olan objelerin hikayeleri, duvarlardaki kayıtlarla birlikte ziyaretçilere sunuluyor. 1486’dan başlayıp 1600’lerin sonlarına kadar uzanan tapu kadastro ve mahkeme kayıtları, o dönemin vergi ve tarımsal gelenekleriyle ilişkili geniş bir belge koleksiyonunu oluşturuyor. Bu belgelerin objelerle ilişkili olduğu, ağaç kesme ünitelerinden mahkeme keşiflerine kadar pek çok örnekle görülebilir.

Ziyaretçiler, bu köy odasında geçmişe dokunurken kendi hatıralarını da hatırladıklarını ifade ediyorlar. Özellikle dededen kalma eşyalara benzeyen birçok obje, insanların duygusal bağ kurmasına vesile oluyor; biri “Dedemin fındık küreğine benziyor” derken başkası “Annemin baltasına benziyor” diyerek anılarını paylaşıyor. Dr. Dursun, bu paylaşımların odanın amacıyla doğrudan ilişkili olduğunun altını çiziyor ve insanların geçmişine dair mirası bulabildiği bir mekân yaratmanın mutluluğunu paylaşıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.