Köse-Gelin Geleneğinin Dayanışma ve Kültürel Miras Vurgusu
Köse-Gelin geleneğinin dayanışma ve kültürel mirasını vurgulayan zengin bir içerik, toplumsal değerleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan anlatıları öne çıkarır.
Kış gecelerini neşeyle geçiren mahalle sakinleri, Muradiye’nin Kemerköprü Mahallesi’nde uzun süredir süregelen köse-gelin geleneğini canlandırıyor. Yıllardır süren bu oyun, genç ve yaşlı herkesin bir araya geldiği bir dayanışma örneği olarak sürüp gidiyor. Kostüm olarak ot ve yünden yapılan kıyafetleri giyen köse, eşiyle birlikte mahalledeki evleri gezerek un, şeker, yağ ve diğer temel gıda maddelerini topluyor; para da toplananlar arasına katılıyor. Ev sahipleri ise gelen ziyaretçilere açtıkları kapılarla oyunun bir parçası oluyor ve topladıkları ürünleri köse ve eşine sunuyor.
Oyun, mahalle sakinlerinin katkılarıyla her yıl daha da anlam kazanıyor. Şu ana kadar toplanan yardımlar, ihtiyaç sahiplerine dağıtılarak paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi haline geliyor. Bu geleneğin yaşatılışında, yüksek lisans tez çalışması için Muradiye’ye gelen Demet Kara da süreci dikkatle izledi. Pamukören Ortaokulu’nda teknoloji ve tasarım öğretmeni olan Kara, köylülerin sergilediği oyunu yakından takip etmekle kalmadı; geleneğin kültürel miras olarak nasıl sürdürüldüğünü anlamaya çalıştı.
Mahalle Muhtarı Sabri Ebrem ise köklü bir miras olarak görülen bu geleneğin, atalarından miras kalan yardımlaşma ruhunun günümüzde de güçlenmesini sağladığını ifade etti. Köse’nin eşiyle ev ziyaretlerini sürdürdüğü bu süreçte, köy halkı un, çay, şeker ve temel gıda maddelerini toplarken, oyun katılımcıları da bu değerli anı paylaşmaya çalışıyor. Sonuç olarak toplanan tüm ürünler ihtiyaç sahiplerine dağıtılarak toplumun dayanışması pekiştiriliyor.
Kara, Anadolu’nun pek çok yerinde gözlenen köy seyirlik oyunlarının unutulmaya yüz tuttuğunu belirtirken, köse-gelin geleneğinin köyümüzde hâlâ canlı tutulmasını heyecan verici bulduğunu söyledi. Şehirlerin mahalle kapılarının daha sık çalındığı bu dönemde, herkesin birlikte hareket etmesi ve ürünlerini paylaşması, kültürel mirasın yaşatıldığını gösteren en değerli deneyimlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: AA / Necmettin Karaca – Kültür Sanat