Karanlıkta Islık Çalanlar: İstanbul Festivali Türkiye Prömiyeri ve Yapım Hikayesi
İstanbul Festivali Türkiye prömiyeri ve yapım hikayesi: Karanlıkta Islık Çalanlar, sürükleyici bir sinema deneyimiyle karanlığın ardındaki sırları keşfe çıkarıyor.
İstanbul Film Festivali’nin Atlas Sineması’nda gerçekleşen Türkiye prömiyeri, Pınar Yorgancıoğlu’nun ilk uzun metrajıyla edildi. Gösterimin ardından ekibin seyirciyle yaptığı sohbet, filmin yaratım sürecine dair derinlikli ipuçları sundu.
Birlikte yazıp yöneten Yorgancıoğlu, eserin çıkış noktasını “insanın olamadığı hayatların yasını tutması” fikriyle özetledi. Hikâye, Türkiye, Bulgaristan ve Almanya’nın ortak çabasıyla ortaya çıkan bir senaryo olarak dikkat çekiyor. Baş kahraman Toprak, işsiz ve bilgisayar bağımlısı bir yazar; yanında annesi Suzan ve emekli babası Melih ile birlikte bir ailenin içindeki baskıyı ve hayal kırıklıklarını taşıyor. Üç karakterin bastırılmış arzuları, bir doğaüstü misafirin gelişiyle ortaya çıkan ‘hayaletler’ aracılığıyla yeniden görünür hale geliyor.
Söyleşi boyunca Yorgancıoğlu, filmin odaklandığı temasını; “yaşamak için var olmayan hayatların yasını tutmak” olarak betimledi. Hikâye kişisel bir kökenden doğarken, zamanla toplumsal bir çerçeveye taşınıyor ve karakterler yalnızca birbirleriyle değil, geçmişteki benliklerle de hesaplaşıyor. Yönetmen, hayalet temasını doğrudan korku unsuru olarak değil, karakterlerin “olmak istedikleri ama olamadıkları” hayatların yansımaları olarak kurduğunu vurguladı.
ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Yorgancıoğlu, yapım sürecinin ayrıntılarını paylaştı. Başrolde Müfit Kayacan, Hülya Gülşen ve İnci Sefa Cingöz yer alırken, Meral Çetinkaya ve Ayşenil Şamlıoğlu’nun da kadroda olduğu film, bireysel ve toplumsal sıkışmışlık hissini aile perspektifi üzerinden ele alıyor. İlk uzun metraj olan bu proje, İstanbul Film Festivali öncesinde San Francisco Uluslararası Film Festivali’nde yarışma seçkisine dahil edilerek uluslararası yolculuğuna başlamıştı.
Kaynaklar: ANKA Haber Ajansı ve Haberler.com