Karaciğer Yağlanması ve Siroz: Güncel Riskler ve Önleme Stratejileri
Karaciğer yağlanması ve siroz risklerini ele alan güncel önleme stratejileri, yaşam tarzı ve sağlık takibiyle sağlıklı bir karaciğere kavuşmanın yolunu gösterir.
Günümüzde siroza yol açan başlıca etkenler değişti; hareketsizlik ve kötü beslenme karaciğer yağlanmasını tetiklerken, bu durumun ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına dönüşme riski artıyor. Türkiye’de karaciğer yağlanmasının toplum genelinde %40’a ulaştığı belirtilirken, bu durumun bir an önce kontrol altına alınmadığı takdirde sirozla sonuçlanabileceği üzerinde duruluyor.
Karaciğerin işlevleri konusunda uzmanlar, karaciğerin protein üretimi, safra salgılanması, bilirubin atılımı, pıhtılaşma faktörlerinin sentezi ve karbonhidrat–yağ metabolizmasının merkezi olduğuna dikkat çekiyor. Siroz geliştiğinde bu hayati fonksiyonlar ciddi şekilde bozuluyor.
Geçmişte sirozun başlıca nedeni hepatitlerdi; however, aşılama ve tedavilerle bu riskler azaldı. Şu anda asıl tehdit, karaciğer yağlanmasıdır.
Yıllar içinde karaciğer yağlanması toplumda yaygınlaştı: 2000’lerde yaklaşık %10 olan oran bugün %40’a ulaştı. Bu, dört katlık bir artış demek.
Metabolik sendrom ve siroz arasındaki bağ konusunda Prof. Dr. Onur Yaprak, obezite, diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve karın içi yağlanmanın biraraya gelerek metabolik sendromu oluşturduğunu belirtiyor. Bu tablo karaciğere zamanla zarar vererek siroza ilerleyebiliyor. Karaciğer hücrelerinin %5’inden fazlasının yağla yer değiştirmesi yağlanma olarak kabul ediliyor; yağlanma ilerledikçe enfeksiyon ve iltihaplanma ile NASH tablosu oluşabilir. Yağlanması olan hastaların yaklaşık %25–30’unda NASH görülebilir ve bu grubun %10’unda süreç siroza kadar ilerleyebilir.
Geleceğe dair öngörüler ise korkutucu: yaklaşık 10 yılda, karaciğer yağlanması olan bireylerin yaklaşık %1’inin siroz geliştireceği öngörülüyor; bu da yaklaşık 400 bin yeni siroz hastasına karşılık geliyor. Erkeklerde bel çevresi 100 cm’in üzerinde, kadınlarda 85 cm’in üzerinde ise ve buna ek olarak diyabet, hipertansiyon ya da yüksek kolesterol mevcutsa karaciğer yağlanması olasılığı %60–70’e çıkıyor; morbid obezlerde ise bu oran %90’a kadar çıkabiliyor.
Yağlanmayı geri döndürebilmek mümkün mü? Uzmanlar, akdeniz tipi beslenmeye yönelmenin, işlenmiş karbonhidratlardan uzak durmanın gerekli olduğunu vurguluyor. Fruktoz ve mısır şurubu içeren ürünlerden kaçınılması ve mümkünse 14–16 saatlik aralıklı oruç uygulanması öneriliyor. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş ve nabzı yükselten egzersizleryle birlikte kas güçlendirme çalışmaları da yağ yakımını destekliyor.
Kaynak: Ensonhaber