Karabağ Zaferinin Taşa Yansıması: Har-ı Bülbül Çiçeğiyle Sanatta Köprü
Karabağ zaferinin ruhunu taşa işleyen Har-ı Bülbül Çiçeğiyle sanat köprüsü: direniş, bellek ve estetikle yeniden canlanıyor.
Taş, Karabağ’dan özel olarak İşığa getirildi ve İğdır’da ressam Murat Çeçen’in ellerinde yeniden hayat buldu. Taş üzerinde oyulan Har-ı Bülbül çiçeği, Şuşa’nın simgesiyle özdeşleşerek Karabağ zaferinin sembolüne dönüştü.
Çeçen, arkadasının Karabağ’a ait bir taşı İğdır’a getirmesini istemiş ve taş ulaştıktan sonra eser için zemin hazırlamaya başlamıştır. Taşı çeşitli aletlerle işleyen sanatçı, özellikle Şuşa’nın adeta çiçeğe benzeyen bu motifini yontu tekniğiyle taşın yüzeyine titizlikle işlemiştir. Böylece Har-ı Bülbül, Karabağ’ın ve zaferin simgesi olarak taşın üzerinde hayat bulmuştur.
Ressamlık yanında minyatür ve oyma sanatı ile de uğraşan Çeçen, taşı işleyerek iki ülke arasındaki gönül bağını sanata dönüştürmeyi amaçlamıştır. Eserin Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e armağan edilmesi düşüncesi, sanat yoluyla Karabağ zaferine katkı sunma arzusunu pekiştirmektedir.
Taşın Karabağ’dan getirildiği vurgu- deliklerle Çeçen, AA’ya verdiği söyleşide Har-ı Bülbül’ün Karabağ ile Türkiye arasında bir gönül köprüsü kurduğunu ifade etti. Taşın bu özel konumu, yontma yöntemiyle Har-ı Bülbül’ün taşı meydana getirilmesini daha anlamlı kılıyor. Sanatçı, taşı yalnızca süslemekle kalmayıp, Karabağ zaferinin ruhunu taşın bedeninde yaşatmayı başarmıştır.
Projenin amacı, Karabağ zaferine olan desteği sanatsal bir dille ifade etmek ve bu özel taşı, iki ülkenin dostluk bağlarını güçlendirmek için bir araç olarak kullanmaktır.