DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Kaçış Yok: Boubon ve 100 Kültür Varlığının İadesine Dair Güncel Süreçler

Kaçış Yok: Boubon ve 100 Kültür Varlığının İadesine Dair Güncel Süreçler hakkında güncel bilgiler, süreçler ve süreç actık haklar hakkında özet bir rehber.

02.11.2026
A+
A-

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD’den Türkiye’ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığını İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde tanıttı. Aynı etkinlikte açılan “Kaçış Yok: Boubon” sergisiyle farklı ülkelerde dağılmış Boubon kökenli eserler tek bir çatı altında yeniden sergileniyor. Bakan Ersoy, eserlerin amacının sadece vitrinde sergilenmesi olmadığını; hikayelerinin ve ait oldukları kültürel bütünlük içinde değerlendirilmelerinin en önemli hedefler arasında olduğunu ifade etti.

Basın toplantısında, ABD’den getirilen bu 100 eserin iade süreçleri ve uluslararası iş birliğinin bilimsel bulgularla nasıl desteklendiği üzerinde duruldu. Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile paylaşılan belgeler sayesinde satışların durdurulduğunu ve iadelerin gerçekleştiğini açıkladı. Program kapsamında müzayedeye çıkarılan Anadolu kökenli eserler için Bakanlık hızlı adımlarla harekete geçti.

Horoztepe kökenli 40 eser, Erbaa ilçesindeki Horoztepe’nin MÖ 2300-2000 dönemlerini yansıtan buluntular olarak öne çıkıyor. Törenli müzik aletleri, silahlar ve metal kaplar gibi objeler, 70 yıl önceki kaçak kazılarla yurt dışına çıkarılmıştı. Eserler, Prof. Dr. Tahsin Özgüç’ün bilimsel çalışmalarıyla karşılaştırılarak iade sürecinde önemli bir yer işgal etti. Ayrıca, 1953 yılında kaydedilen kayıtlar ve sonrasında elde edilen arşivler de sürecin aydınlatılmasına katkı sağladı.

İade edilen diğer gruplar arasında Düver Köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levha bulunmaktadır. Arkaik Dönem’e ait olan bu levhalar, MÖ 6. yüzyıla tarihlenir ve çatı-düzene ilişkin bezeme ve üslup özellikleriyle dikkat çeker. 2022, 2024 ve 2025 yıllarında ABD, Danimarka ve Virginia Güzel Sanatlar Müzesi’nden gelen iadeler sonrası J. Paul Getty Müzesi koleksiyonundaki parçaların da Türkiye’ye kazandırıldığı açıklandı. Bu eserler ileride İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonuyla bütünleşecek şekilde bir proje kapsamında sergilenecek.

Portrenin Aphrodisias Antik Kenti ile olan bağlantısı, 1976 tutanağı ve arşiv kayıtları üzerinden değerlendirildi. Savcının ifadesi ve arkeolojik bulguların birleşimiyle portrenin iade süreci somut kanıtlarla desteklendi. Etnografya ve arkeometri alanında yürütülen çalışmalar, bu iade hareketinin hukuki ve bilimsel olarak sağlam temellere oturmasını sağladı.

Sergide bulunan tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi nadir parçalar, artık kendi kökenleriyle bütünleşen birer örnek olarak sergileniyor. Boubon’da, parçalanan heykellerin yeniden bir araya gelmesiyle oluşturulan sergi, izleyiciye geçmişteki kaçakçılık sürecinin perde arkasını ve bugün elde edilen ilerlemeyi bir arada sunuyor.

Ersoy, Boubon’da cereyan eden süreçleri; bilimsel araştırmalar, arşiv belgeleri ve uluslararası iş birliğiyle elde edilen sonuçlar üzerinden özetledi. İadenin yalnızca fiziksel bir dönüş olmadığını, hukuki ve diplomatik adımların da bu dönüşümü tetiklediğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin yasa dışı kültür varlığı yükselişlerine karşı verdiği mücadeleyi sürdüreceğini vurguladı.

Koordineli çalışmaların önemi – Bakanlık ekipleri ve bilim insanları, serginin küratörlüğünü üstlenen Egemen Batu Varol ile birlikte süreci yönlendirdi. Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye’nin New York Başkonsolosluğu’nun süreçteki desteği, Türk Hava Yolları’nın eserleri güvenli biçimde Türkiye’ye ulaştırması gibi unsurlar, iadelerin sorunsuz tamamlanmasına katkıda bulundu. Bakan Ersoy’un sözleriyle, amacı eserleri yalnızca bir vitrin değiştirmek değil; hikayeleriyle birlikte kültürel bütünlük içinde yeniden değerlendirmekti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.