K vitamini Uygulamasının Hayati Önemi ve Ailelere Yönelik Uyarılar
K vitamini uygulamasının hayati önemi ve ailelere yönelik uyarılar; doz, güvenlik ve uygulanabilir bilgiler ile ebeveynlere pratik rehber sunar.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç, doğumdan sonraki K vitamini uygulamasının yaşamsal rolünü vurguluyor. Uzman, yeni doğan bebeklere uygulanan bu tedbirin, erken ve geç hemorajik hastalıkları önlediğini belirtiyor.
Kılıç, karaciğerde üretilen pıhtılaşma faktörlerinin düzenli çalışabilmesi için K vitamini gerekliliğini şöyle açıklıyor: “Doğum sonrası beslenmenin henüz oturmamış olması ve bağırsak florasının gelişiminin tamamlanmaması nedeniyle K vitamini eksikliği görülebilir. Bu eksiklik, doğum sonrası enjeksiyonla giderilir ve bebekler kanama riskinden korunduğunda hayati bir savunma kazanır.”
Son dönemde bazı ailelerin bu uygulamadan kaçındığına işaret eden Kılıç, K vitamini alınmayan bebeklerde iç organlarda, ciltte, diş etlerinde veya gözde kanama görülebileceğini ve en tehlikelisi olan beyin kanaması riskinin yükseldiğini belirtiyor. Bu durumun Ölümcül veya kalıcı zararlar doğurabileceğini de vurguluyor.
Konya’da bir vaka üzerinden örnek veren uzman, evde doğum yapan 36 günlük bir bebeğin bulantı, kusma, huzursuzluk ve nöbet şikayetleriyle hastaneye getirildiğini anlatıyor. Doğumda K vitamini uygulanmadığı öğrenildi. İlk değerlendirmenin ardından nöbet susturuldu, görüntüleme ile yaygın beyin kanamasıtı saptandı ve beyin cerrahisi ekipleri tarafından müdahale edildi. Ameliyat sonrası çocuk yoğun bakımda entübe takip sürüyor; hala yüksek risk altında. K vitamini eksikliğinin beyin kanamalarıyla ölümcül sonuçlara ve kalıcı hasarlara yol açabileceğini ifade eden Kılıç, doğum sonrası K vitamini uygulamasının erken çocukluk döneminde görülen kanama hastalıklarından korunmada etkili bir temel sağlık hizmeti olduğunu ve bu uygulamadan kaçınmanın büyük riskler taşıdığını belirtiyor.
World Health Organization (Dünya Sağlık Örgütü) aşı reddini insanlığı tehdit eden en büyük 10 sağlık problemi arasında sayıyor. Aşılar, temiz su kadar sağlığın korunmasına katkı sağlar ve aşı yapılmayan çocukların sayısı arttıkça toplumsal bağışıklık düşmektedir. Bağışıklık oranları düşük olduğunda, aşı olan çocuklar da risk altında kalır.
Kılıç, toplumun güvenliğinden ve sağlık sistemiyle ilgili tavsiye ve yönergelerin güvenilirliğinden söz ederken, vatandaşları devletin ve bilim insanlarının önerilerine güvenmeye çağırıyor.
Kaynaklar: AA / Abdullah Doğan – Sağlık; Haberler.com