İztuzu Sahili’nde Caretta Carettaları İçin Yıl Boyu Koruma ve Yeniden Yaşam Projesi
İztuzu Sahili’nde Caretta carettaları için yıllık koruma ve yeniden yaşam projesiyle doğal miras korunuyor, sürdürülebilir ekosistem ve eğitim odaklı hareketler
Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska önderliğinde DEKAMER ekibi, küresel ısınmanın caretta carettaların yumurtadan çıkış süreçlerini etkilemesini yakından izliyor. Muğla’nın Ortaca ilçesindeki İztuzu Sahili, bu sezon yaklaşık 770 yuva barındırdı ve bu yuvalardan çıkan yavrularla ilişkilendirilen umut verici bir tablo oluştu.
İztuzu’nun yakınında faaliyet gösteren DEKAMER, 2008’den beri sahilde koruma çalışmaları yürütüyor ve yaralı kaplumbağaların tedavisini sürdürüyor. Hastane niteliğindeki merkezde kaplumbağalar özenle tedavi altına alınıyor ve ışıkla gece korkutulmadan güvenli bir ortam sağlanıyor. Sahildeki nöbetler, yumurtlama ve yavru çıkışlarının yoğun dönemde güvenliğini artırıyor.
YAVRULARIN YÜZDE 90’I DİŞİ Başta ifadelerde yer alan; “yüksek sıcaklık dişiliğe yol açıyor” sözleriyle Prof. Dr. Kaska, bu yıl İztuzu’nda yavru çıkışında kayda değer bir artış olduğuna dikkat çekti. Yuvadan çıkan yavruların büyük kısmının dişi olduğuna dair veriler, sıcaklık- cinsiyet ilişkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.

58 BİN YUMURTADAN 40 BİNİNİ DENİZE GÖNDERDİK Bu yıl 770 yuva koruma altına alınırken, yaklaşık 58 bin yumurtadan 40 bine yakın yavru denize ulaştı. 1988’den beri kesintisiz yürütülen koruma çalışmaları, yıllar içinde yuva sayısını 200-300 seviyelerinden 770-800 aralığına çıkardı ve Avrupa’da en iyi korunan açık kumsal alanlarından biri olarak tescil edildi.
UYDU İZLEME UYGULAMALARI Bugüne kadar 630 yaralı kaplumbağadan 380’inin denize uğurlandığını paylaşan Kaska, bazı bireylerin uydu takip cihazlarıyla izlendiğini belirtti. “Küresel ısınmanın yavruların cinsi üzerinde etkisi sürüyor” ifadesiyle, sıcaklığın dişiliğe yön veren temel etken olduğunu vurguladı. Yavru cinsiyetinin gelişim süresi, kum içindeki sıcaklığa bağlı olarak 15 ila 30 gün arasında değişebiliyor ve bu süreçte gölgelendirme veya sera teknolojileriyle erkek yavruların da oluşması için çalışmalar sürdürülüyor.
Bu konuların ışığında, yüksek sıcaklığın dişiliği artırması ve farklı yöntemlerle erkek yavruların oluşumunu desteklemek amacıyla bilimsel çalışmalar devam ediyor.