İznik Gezisi ve Bartholomeos’un Vizyonuyla Hıristiyanlığın Yeniden Yakınlaşması
İznik gezisiyle Bartholomeos’un vizyonu üzerinden Hristiyanlıkta yeniden yakınlaşmayı keşfedin; tarihi izler, ekümenik umutlar ve ortak değerler.
Gazeteci Stelyo Berberakis, Papa 14. Leo’nun İznik ziyaretinin bilinmeyen yönlerini ele alıyor. İkrar kararının alındığı 1. İznik Konsili’nin hatırasını ve bu ziyareti çevreleyen dinamikleri, Türk basınının dikkatinden ayrı bir analizle masaya yatırıyor. Papa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi davetiyle Ankara’da Anıtkabir’i ziyaret ettikten sonra Erdoğan ile görüşüp İstanbul’a geçiş yapacak; ardından İznik’e doğru yola çıkacak. Ziyaretin planı doğrultusunda İstanbul’da Katolik kiliselerini ve Ermeni ile Rum Patriklerini ziyaret etmesi öngörülüyor.
Yayınlarda öne çıkarılan bu programda, Patrik Bartholomeos’un daveti olmaksızın Papa 14. Leo’nun bu yolculuğa çıkmasının mümkün olmadığına dikkat çekiliyor. Bartholomeos’un bu daveti, Papa Francesco’nun Kudüs ziyaretleri sırasında birlikte ibadet ettikleri ayinden sonra ilk kez gündeme gelmişti. Francesco da bu daveti geçmişte büyük bir coşkuyla kabul etmişti. Papa Francesco’nun yeniden birlik için çalışmalarına verdiği işaretler, bu yılın başlarında sağlık sorunları nedeniyle ertelenen süreçte bile, İznik’e giderek Hristiyanlığın temellerini oluşturan kararları Patrik ile beraber yönetecekleri bir ayin fikrini öneriyordu.
İznik Konsili ise Hristiyanlık içinde uzun süredir süregelen ayrılıkları aşma çabalarını simgeliyordu. 1054’teki Büyük Schizma ile Katolikler ve Ortodokslar farklı iki kol olarak yol alırken, İznik’teki kararların bu ayrılığın temelini değiştirmesi bekleniyordu. Bu tarihi süreçte Bizans’ın siyasi gücü ve kiliseler arasındaki ilişki, yıpranan dini birlik üzerinde belirleyici oldu. 1204 yılında Haçlılar’ın Konstantinopolis’i işgal etmesi ve ardından 59 yıllık sürgün görüntüsü, daha sonra Bizans’ın gerilemesini ve Osmanlı’nın yükselişini hazırladı.
“İkrar kararı”nın alındığı İznik Konsilinin önemi sadece teolojik kararlarla sınırlı kalmadı; kiliseler arasındaki diyalogun sıcaklaşmasına zemin hazırlayarak, 913 yıllık görüşmeme sürecini sonra erdirdi. İlk resmi temas, 1967’de İstanbul’daki Patrikhane ziyaretinde Papalık adına 6. Paul ile Patrik Athenagoras arasında gerçekleşti. Bu ziyaretler, kiliseler arasındaki buzları eritme yönündeki çabaları simgeledi ve taraflar arasındaki karşılıklı özrün uygulanmasını teşvik etti.
Tarihsel bağlam içinde, İznik ziyaretinin getireceği mesajlar sadece Turizm veya kultur akışına dair ögelerle sınırlı değil. Papalık makamının Ruhani liderlik rolüyle Ortodoks Patrikliği arasındaki ilişki, bu ziyaretin özünü oluşturan dinler arası diyalog açısından büyük önem taşıyor. İstanbul’un eski Bizans mirası ve İznik’in antik kilisesel kararları, bu ziyaretin ruhani boyutunu güçlendirerek Hristiyanlık dünyasında yeniden birleşme umudunu canlı tutuyor. Türk basını da bu ziyaretin tüm boyutlarını tarafsız bir şekilde aktarmalı; tek başına “Papa’nın Türkiye ziyareti” olarak sınırlı kalmamalı ve Hristiyanlığın beşiği olan bu topraklarda iki kilisenin ortak hareket alanını da görünür kılmalıdır.
Bu bağlamda, haberlerde Bartholomeos’un adı nadiren geçmektedir ve bu durum, ziyaretin bütüncül içeriğinin anlaşılmasını güçleştirmektedir. Papa ile Patrik arasında İznik’te gerçekleşecek ortak ayin ve ardından yayımlanacak ortak bildiri, Hristiyanlık dünyasında heyecan uyandırırken, Türkiye’deki mesajın genişçe okunması gerektiğini hatırlatıyor. Türk okuyucular için asıl vurgu, bu ziyaretin Kardinal ve Patrik düzeyinde bir birleşme girişimi olarak görülmesi gerektiğidir; zira bu süreç, Hristiyanlığın beşiği olarak toplumsal ve dini kimliğin bütünleşmesi yönündeki çabalara yeni bir ivme kazandırabilir.