DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

İspir’de 300 Yıllık Değirmen: Kuşaktan Kuşağa Taşınan Gelenek

İspir’de 300 yıllık değirmenin hikâyesi: kuşaktan kuşağa aktarılan gelenek ve yaşamın izleri, tarihi zenginlikle gün yüzüne çıkıyor.

10.06.2026
A+
A-

İspir’in Öztoprak Mahallesi’ndeki su değirmeni, Kurtuluş Savaşı yıllarında halkın ekmek ihtiyacını karşılamanın önemli bir parçasıydı. Çoruh Nehri’nden aldığı güçle bugün de üretimini sürdüren bu yapı, bölgenin un ihtiyacını karşılayan köklü bir miras olarak duruyor.

Yüzyıllık geleneği taşıyan değirmen, 300 yılı aşkın süredir çalışıyor. Aileden aileye aktarılan ününü, kuşaktan kuşağa aynı yöntemlerle devam ettiren Atmaca ailesinin en öne çıkan ismi Celal Atmaca, çocukluğundan beri bu yapıda zaman geçiriyor. Kendisi, “Bu değirmen bize dededen toruna uzanan bir miras,” diyor ve ekliyor: “İnşallah benden sonra da bu kültür sürüp gidecek.”

Geleneksel üretim, modernleşmenin karşısında ayakta duruyor Değirmenin üretim yöntemleri, teknolojik gelişmelere rağmen hiç değişmeden sürdürülüyor. Celal Atmaca, 5 yaşından beri değirmende çalıştığını anlatıyor ve “Dedelerimden gelen bu düzen, bugün de aynen uygulanıyor” diye ekliyor. Değirmen, geçmişten günümüze aktarılacak bir miras olarak görülüyor ve Atmaca’nın vasiyetiyle gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.

Günümüzde değirmen, çoğunlukla kendi ihtiyaçları için üretim yaparken, bölgenin tarihine yönelik bir ilgi ile ziyaretçilerin de dikkatini çekiyor. Atmaca, burada halen saatte 600 kilodan fazla un üretildiğini belirtiyor ve “Tarihi ve kültürü korumak için çaba gösteriyoruz; bu değerleri yaşatmalı ve gelecek kuşaklara aktarmalıyız” diyor.

Bu değerli mabet niteliğindeki yapının geçmişinin günümüze taşınması, bölge halkı için yalnızca bir un üretimi değil, bir kültür mirasının korunması anlamına geliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.