Isınmadan Sahaya Çıkmanın Bedeli: Lisfranc Yaralanmasıyla Gelen Dersler
Isınmadan sahaya çıkmanın bedelini, Lisfranc yaralanmasıyla gelen derslerle anlatan kapsamlı sağlık yazısı.
Halı saha maçlarında talihsiz bir kaza sonucunda ayağında ağır kırık oluşan 21 yaşındaki Efe Kalkan, months süren tedavi sürecinin ardından yeniden yürümeyi başardı. Uygun olmayan zemin ve dikkatsiz spor alışkanlıklarının sakatlığı tetiklediğini söyleyen uzmanlar, spor yaparken zeminin ve hazırlığın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha vurguluyor.
Isınmanın olmaması en önemli risklerden biri olarak öne çıkıyor. Dr. Okan Tezgel, spora başlamadan önce en az 15-20 dakika sürecek ısınmanın şart olduğunu belirterek, aksi halde kas ve bağ yaralanmalarının kaçınılmazlaşacağını ifade etti. Zeminin aşırı kaygan ya da çok tutucu olmaması gerektiğini söyleyen hekim, yanlış ayakkabı seçiminin sakatlık riskini artırdığını da sözlerine ekledi. Çim saha kramponlarının halı sahada tercih edilmemesi gerektiğini hatırlatarak, bu tip ayakkabıların zemine fazla tutunmasına ve diz ile ayak yaralanmalarına yol açabileceğini vurguladı.
Lisansfranc yaralanması: nadir ancak ağır olan bu durumda, halı sahalarda sık rastlanmayan ancak hayati sonuçlar doğurabilen Lisfranc yaralanması tespit edildi. Ayağın tarak kemiklerini ilgileyen bu hasar, kırık ve çıkığın bir arada bulunduğu karmaşık bir durum olarak tanımlanıyor. Zemindeki çukur nedeniyle ayağın sabit kalması sonucunda oluşan bu yaralanmada hastaya ameliyat yapıldı ve iyileşme süreci hem uzun hem de sabır gerektirdi.

İlk bir-iki ay boyunca hastanın ayağına basması mümkün olmadı; ardından fizik tedaviyle birlikte kademeli olarak yük verilmeye başlandı. Tam iyileşmenin ise genellikle yaklaşık altı ay sürdüğü ifade edildi.
Yaşadığı süreci anlatan Efe Kalkan şu sözlerle konuştu: “21 yaşındayım. Halı saha sakatlığım hastaneye götürdü ve sonunda ciddi kırık tespit edildi. Okan hoca ile hızlı iletişim kurup ameliyatımı gerçekleştirdik. Ameliyat başarılı geçti ama iyileşme süreci zorlu oldu. İlk bir buçuk ay ayak üzerinde basamadım; sonra fizik tedaviyle yol alarak yürümeyi öğrendim. Üçüncü aydan itibaren yürüyüşüm normale döndü ve değnekleri bırakabildim. Zemine olan dikkatimin artması gerektiğini şimdi daha iyi anlıyorum. Ayakkabı seçiminin önemine de herkesin dikkat etmesini öneririm.”