DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

İsâr Ahlakını Yaşatmak: Sevgi, Yardımlaşma ve Empati Üzerine

İsâr Ahlakını yaşatmanın yolu: Sevgi, yardımlaşma ve empatiyle toplumu iyileştiren derin bir yolculuk.

28.11.2025
A+
A-

İslam’ın özünde, Allah’ın rızası için birbirine destek olan, dayanışmayı ve iyiliği ön planda tutan bir toplum inşa etmek vardır. Bu yol, sevgiyle yoğrulmuş bir manevi iklimi kurmaya yönelir; bireyi bencillik ve cimrilikten arındıran îsâr duygusuyla şekillenir. Değerli Müminler, îsâr yalnızca ihtiyaç sahiplarına el uzatmakla sınırlı kalmaz; aynı zamanda başkalarının mutluluğunu kendi çıkarlarımızdan öncelemeyi gerektirir. Şefkat, merhamet ve sabırla ana-kata, eş ve çocuklarımızın gönüllerini hoş kılmak da bu erdemli tutumun bir parçasıdır. Engelleri aşarken, görmeyen bir göz, konuşamayan bir dil, işitemeyen bir kulak ya da yürüme zorluğu yaşayanlar için adımları kolaylaştırmaya çalışırız.

Toplumun iyiliği için kendi konforumuzdan feragat etmek, bazen malımızdan bazen rahattan vazgeçmek anlamına gelir. Komşularımızın yanında olmak, akrabalarımıza destek olmak ve dünyanın farklı yerlerindeki mazlumlara derman olmak, îsârın asıl ifadeleridir. Gerek görüldüğünde din, vatan ve mukaddesat uğruna canımızı feda etmekten çekinmemek de bu erdemin görünümüdür.

Kıymetli Müslümanlar, Peygamber Efendimiz ile ashabının yaşadığı örnekler, fedakârlığın en güzel yüzleridir. Onlar, zorluklara göğüs gerip insanların gönüllerini İslam’a ısındırmak için canla başla çalışmışlardır. “Onlar yiyeceklerini yoksula, yetime ve esire seve seve ikram ederler. Ve diyerek, Allah için ikram ettiğimizi, sizden karşılık ya da teşekkür beklemediğimizi ifade ederler.” Bu sözler, îsârın pratiğe dönüşmesine dair yaşayan birer örnektir.

Aziz Müminler, Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayanlar için bile başkalarının iyiliğini isteyen şu hadisi hatırda tutalım: “Kendiniz için istediğinizi, mümin kardeşiniz için de istemedikçe iman etmiş sayılmazsınız.” Bu talep, gündelik yaşantımızı yönlendirmeye çağırır; trafikte sabır göstermek, ambulans ve itfaiye geçişlerine saygı duymak, emniyet şeridini ihlal etmemek ve engellilerin haklarını korumak gibi küçük ama anlamlı davranışlarda kendini gösterir.

Îsâr’ın gereği ise, “İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın” ilahi çağrısına kulak vererek, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaktır. Hayatı birbirimize daha yaşanabilir kılmak için her yüreğe huzur ve sevinç taşımak, bir yetimin duasında ve garibin tebessümünde gizlidir. Hutbemizi, Hz. Muhammed’in (s.a.s) hadisleriyle sonlandırıyoruz: “Kul, kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımcısıdır.”

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan kaynaklar, bu erdemli tutumun pekiştirilmesini amaçlar ve ilgili ayet-hadis referanslarını da içermektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.