İsâr Ahlakı ve Toplumsal Duyarlılık: Trafik ve Hayatın İç içe Geçtiği Hutbe Özeti
İsâr Ahlakıyla toplumsal duyarlılığı keşfedin: trafik ve hayatın iç içe geçtiği hutbe özetiyle yaşamınıza rehberlik edin.
İslam’ın temel hedeflerinden biri, Allah rızasını gözeten, birbirine yardım eden ve iyilikte yarışan bir toplum inşa etmektir. Bu yol, sevgi ve kardeşliğe dayanır; bireyi bencillik ve cimrilikten arındıran îsâr yoluyla yürünür. Bu anlayışla, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarımızdan öncelemek, toplumu daha dayanışmalı kılar.
Îsâr, sadece ibadet sırasındaki niyeti değil, günlük yaşantımızda da karşılık beklemeden davranmayı gerektirir. İnsanlara karşı şefkat ve merhameti hissetmek, anne ve baba ile eş ve çocukların gönüllerini hoş tutmak için gayret gösterir; engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştırmak için adımlar atmayı da içerir. Zaman zaman malımızdan, konforumuzdan feragat etmek de îsâr’ın bir parçasıdır; komşularımızın, akrabalarımızın ve dünyanın mazlumlarının yanında olmak, destek vermek hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Din, vatan ve mukaddesat uğrunda cana kıymaya hazır olmak ise bu yolun en yüce ifadesidir.

Günlük hayatta karşılaştığımız bazı olumsuzluklar, îsâr değerinin ne kadar hayati olduğunu hatırlatır. Toplu taşıma araçlarında konforu önceleyenler, hasta, hamile ve yaşlıları öteleyen tavırlar, yol vermemek, ambulans ve itfaiye geçişlerini zorlaştıran engellemeler, emniyet şeridini ihlal eden davranışlar ve engellilere ayrılan alanlara yapılan haksız parklar, toplumun huzurunu zedeler. Bu tür davranışlar, ibretli bir tablo olarak karşımızda durur.
Îsâr’ın gereği; “İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın” ilahi çağrısına uyarak yardıma muhtaç olan herkesin yanında olmak, hayatı birlikte daha yaşanılır kılmaktır. Her yüreğe huzur ve mutluluk götürmek, bir yetimin duasında ve bir garibin tebessümünde kendini bulmaktır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) hadislerinde olduğu gibi, “Kardesinin yardımında olduğun sürece Allah da senin yardımcın olur” vecizesi bu çabanın özüdür.