İmralı Görüşmesinin İçeriği: Öcalan’ın Mesajları ve Komisyonun Görünümü
İmralı görüşmesinin içeriği, Öcalan’ın mesajları ve komisyonun rolü üzerine özet niteliğinde, güvenli ve tarafsız bir analiz.
İmralı’da PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin ayrıntıları, tarafların karşılıklı taleplerini ve gündeme gelen başlıkları net bir şekilde ortaya koyuyor. Heyet üyelerinin anlatımlarına göre toplantıya ilişkin süreç, izinlerden güvenlik tedbirlerine kadar titizlikle yürütülmüş, adanın ve cezaevinin içindeki teknik düzenlemeler de bu çerçevede tamamlanmıştı. Görüşme, kayıt altına alınmayan görüntülerin yerine yalnızca sesli tutanakla kayda alınması yöntemiyle gerçekleşti.
Görüşmeye katılan Koçyiğit’e göre Öcalan, konuşmasına Kürtlerin tarihsel konumuna ve Kürt–Türk ittifakına vurgu yaparak başladı. Özellikle CHP’nin temsilci göndermemesinin gözler önüne serdiği bir izlenim doğduğunu söyleyen Öcalan, “Keşke CHP de gelseydi” sözleriyle bu durumu kamuoyuna yansıttı. CHP’nin, sürecin meşrulaşmasına ve demokratik bir dönüşümün inşa sürecine dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Barış çabalarına ilişkin güçlü bir vurgu yapan Öcalan, silah bırakma sürecinin ötesinde temel sorunların inşa ve demokrasi eksenli olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Sürece dair değerlendirmelerde, 11 Temmuz’daki silah yakma töreni ile 26 Ekim’deki PKK güçlerinin Türkiye’den çekilmesi konularını da önemsediğini ifade etti. Aynı zamanda, 1 Mart’tan beri süren ateşkesin ve can kayıplarının olmamasının memnuniyet verici olduğunu belirtti ve bunun devamı için yasal bir çerçevenin gerekliliğini söyledi.
Entegrasyon ve Suriye bağlamı konusunda, Öcalan’ın yerel demokrasi ve toplulukların kendi meclislerini kurması gerektiğini vurguladığı belirtildi. Suriye konusunda ise Esad dönemiyle başlayan diktatörlük endişesi nedeniyle gerçek demokrasiye giden yolun yerel özerk yapılarla mümkün olacağını ifade etti. Bayırbucak Türkmenleri, Kürtler ve diğer toplulukların kendi topluluklarını inşa ederek sürece katılımını önceleyen bir yaklaşımı benimsedi.
SDG ve mutabakatlar ile ilgili kısmında Öcalan’ın 10 Mart mutabakatını ve uygulanmasını önemsediğini anlattı. Bu çerçevede, örgütün silahlı güçlerinin orduya entegrasyonu ile yerel asayiş güçlerinin birbirinden ayrılarak iki ayrı yapıda konumlandırılması gerektiğini belirtti. Bu konuyla ilgili ayrıntılı tartışmanın gerekliliğini ifade etti ve koalisyonun bu konularda ortak bir yaklaşım geliştirebilmesi için zemin oluşturulmasını istedi.
İsrail ve bölgesel hesaplar bağlamında, Öcalan Ortadoğu’nun yeni düzeninin bölgesel aktörler üzerinden kurulduğunu hatırlattı ve İsrail’in Kürt güçleri üzerinden kendisine stabil destek aradığını belirtti. Abraham Antlaşmaları ekseninde bölgesel güçlerin konumlanışını değerlendirirken, Kürtlerin kendi güvenlik ve siyasi oluşumlarına bakış açısının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Güçlendirilmiş şeffaflık talebi olarak toplantı sonrasında elde edilen tutanakların basına açık olması yönünde görüşler paylaşıldı. Üç komisyon üyesinin ses kaydından oluşan tutanağı imzaladıktan sonra Meclis Başkanı’na teslim etmeleri, sürecin kamuoyunca takip edilebilmesi için önemli bir adım olarak görüldü. Rapor çalışması içinse 28 Kasım’a kadar genel başlıkların netleşmesi ve Meclis’e sunulmak üzere düzenlenmesi hedefleniyor.
Koçyiğit, Öcalan’ın duruşunun bölge halklarının yararına olduğu algısını güçlendirmek amacıyla ise süreçlerin diyalogla ve karşılıklı güven zemini üzerinden ilerleyebileceğini vurguladı. Ayrıca, komisyonun diğer üyelerinin de soruları karşısında ikna olduklarını; Kürt sorununun demokratik çözümü yönündeki bağlılıkları yüksek biçimde tekrar gördüklerini ifade etti. Bu çerçevede, gelecekteki gelişmeler için koşulları oluşturmaya dönük adımların atılması gerektiğine dikkat çekti.