İmamoğlu Soruşturmasına Ait Deliller ve Kamera-Kayıt Entgrasyonu
İmamoğlu Soruşturmasına ait deliller ve kamera kayıtlarının entegrasyonu hakkında kapsamlı analiz ve güncel bilgiler.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun “imamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” ifadesiyle ilişkilendirilen hatlar ve kullanılan cep telefonu numaraları üzerinde ayrıntılı bilgiler paylaşılmıştır. Resmi belgelerde, gözaltına alınan 14 Mart 2025 tarihinde kullanılan hatlar ile 19 Mart 2025’te teslim edilen cihazlar arasındaki farklar, delil gizleme çabaları ve saklama eylemlerinin nasıl örgütlü bir düzende ilerlediği üzerine vurgu yapılmıştır. Özellikle, 3 hatlı telefonun teslim edilmediği ve bazı hatların kullanıma açık tutulduğu iddiası üzerinde durulmuştur.
İddiaya göre, şüpheliyle bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilerin evlerinde yapılan incelemede, üzerinde sim kart bulunmayan bir telefonun ele geçirildiği ifade edilmektedir. Dosya kapsamında, örgüt elebaşı, yöneticiler ve üyelerinin operasyon öncesinde haberdar oldukları ve tedbir alınmaya çalışıldığı hususu çeşitli ifadelerde tekrarlanmıştır. Şüpheli Erol Naim Özgüner’in ifadesinde, söz konusu cep telefonu hakkında bazı gelişmelerin alelacele kendi tarafına getirildiği ve sonrasında saklandığı belirtilmiştir. Ayrıca, telefonun saklanmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğu ve ele geçirilmeye çalışılan delilleri gizlemeye dönük bir girişim olduğu kaydedilmiştir.
İddianamede, Kadriye Kasapoğlu’nun örgüt içindeki özel konumu ve gizlilik gerekliliği nedeniyle delilleri koruma amacı güttüğü, bu süreçte belirli bir düzende hareket ettiği ifade edilmiştir. Gözaltı ve arama esnasında, örgüt elebaşısının iletişim yörüngesi ve delillerin korunması çabaları üzerinde durulmuştur. Ayrıca, konutundaki güvenlik kamera kayıtlarının alınamaması ve operasyon öncesi toplantılarla bağlantılı delillerin karartılması yönünde adımlar atıldığına dair tespitler mevcuttur.
İmamoğlu’nun konutundaki kamera kayıtlarının yok edilmesi başlığı altında, İmamoğlu’nun Rumeli Hisarı’ndaki ikametgahında yapılan aramanın sonuçları ve kamera kayıtlarının alınamaması, kayda geçirilen olaylar arasındadır. 21 Mart’a kadar süren süreçte, ikametteki kamera kayıt cihazlarının nasıl ve ne zaman yok edildiğine dair ayrıntılar, kolluk kuvvetlerinin talimatlarıyla kayıtlara geçmiş olup, delil bütünlüğünü etkileyen bir tablo çizmektedir.
İddianamede, örgüt liderinin operasyon öncesi yürüttüğü toplantılar ve delilleri gizlemeye yönelik çabaları doğrultusunda, güvenlik nedeniyle kamera kayıtlarının sökülmesi ve yok edilmesi talimatlarının verildiği, bu talimatların örgüt içindeki diğer kişiler tarafından yerine getirildiği belirtilmiştir. Buna paralel olarak, koruma müdürünün görevi gereği yürüttüğü işlevler kapsamında, delillerin yok edilmesine yönelik hareketler, örgütle olan bağını daha net ortaya koymuştur.
Şoförler ve taşımacılık zinciri iddianamede, örgüt liderinin aldığı talimatlar doğrultusunda şoförlerin kurye benzeri hareketlerle nakit paraların taşınması, saklanması ve farklı adreslere yönlendirilmesi görevini üstlendiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, şu kişiler ve roller öne çıkmıştır: Hüseyin Yurddaş, Sabri Caner KırcaI, Kadir Öztürk, Bayram Yıldırım ve Mustafa Bostancı, örgüt yöneticilerinin ve amacı doğrultusunda hareket eden diğerlerinin talimatlarıyla hareket etmişlerdir. Delillerin akışını bozmaya yönelik bu faaliyetlerin, örgütün mal ve para akışı üzerindeki etkisi vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, iddianamede yer alan ifadelere göre, örgüt içindeki üst düzey bağlantılarla birlikte alt kademe çalışanların da dahil olduğu bir “taşıyıcı zinciri” kurulduğu ve bu zincirin amacı delilleri saklamak, taşımak ve saklı tutmaktı. Bu bağlamda, delillerin korunmasına yönelik adımların örgüt yapısı içinde koordineli biçimde yürütüldüğü ifade edilmiştir.