DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Hipokampus ve Genetik Faktörler: Alzheimer’da Hafıza Kaybının Anatomisi

Hipokampus ve genetik faktörler: Alzheimer’da hafıza kaybının anatomisini sade ve akıcı bir dille keşfedin.

28.01.2026
A+
A-

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Hastalıklar Tanı ve Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Zeynep Ocak, Alzheimer hastalarının bugünü ve yakın geçmişi hatırlama zorluğunun arkasında hipokampusun rolünü işaret ediyor. Yeni bilgilerin edinilmesi ve kısa süreli hafızanın kalıcı hale getirilmesiyle ilgili süreçte önemli bir görev üstlenen bu beyin bölgesi, hasar gördüğünde yeni anıları kaydetmeyi zorlaştırır; bu da hastaların şu anı unutmasına, geçmişe dair anıları ise korumasına yol açar.

Ocak, Alzheimer’da hafızanın beyin içinde farklı merkezlerde işlendiğini ifade etti ve hastaların sabah ne yediklerini veya kısa bir süre önce kimi kiminle konuştuğunu hatırlamada güçlük çekerken, çocukluk anılarını, geçmişte dinlediği müzikleri veya bir yakınlarının sesini canlı bir şekilde hatırlayabildiğini belirtti. Hipokampusun bu hastalıkta erken etkilenmesi nedeniyle anıların kaydedilmesi zorlaşır ve hasta bugünü hatırlamada güçlük yaşar.

Zararlı protein birikimi ise sinir hücrelerine zarar vererek hafıza kaybını tetikler. Genetik farklılıklar bu süreci doğrudan etkiler; APP, PSEN1, PSEN2 ve APOE genlerindeki değişiklikler amiloid adı verilen zararlı proteinlerin beyinde birikmesine yol açabilir. Bu birikim özellikle amiloid beta ve tau üzerinde yoğunlaşarak nöronları etkiler ve hafıza kaybını hızlandırır.

Bu süreçte geçmişe ait kalıcı anılar beyinde neokortekste depolanır. Ocak, neokorteksin Alzheimer sürecinde daha geç etkilenmesi nedeniyle uzak hafızanın yakın hafızaya göre daha uzun süre korunabildiğini belirtti.

Müzik ve kokuların hafızayı tetikleyici etkisi ise hastalığın sadece tek bir beyin bölgesinde değil, karmaşık sinir ağlarında hafızanın saklandığını gösteriyor. Tanıdık bir şarkı veya belirli bir koku, Years-öncesine ait anıları yeniden canlandırabilir; bu durum öğrenme ve hafızanın kalıcılığı üzerinde rol oynayan BDNF ve CREB gibi genlerin etkisinin dağınıklığını gözler önüne serer. Alzheimer’da hipokampus üzerindeki bu genlerin etkisinin azalması, öğrenme kapasitesini ve hafızanın dayanıklılığını zayıflatan bir mekanizmadır.

Erken yaşta başlayan Alzheimer formlarında genetik testler belirleyici olabiliyor. APP, PSEN1 ve PSEN2 değişiklikleri ailesel formların saptanmasında önemli rol oynarken; APOE varyantları hastalığın ilerlemesini ve risk profilini etkiler. Günümüzde, APOE e4 taşıyan bireylerde hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik hedefe özgü ilaçlar, gen düzenleme yaklaşımları ve sinir hücrelerini koruyucu tedaviler üzerinde yoğun çalışmalar sürüyor. Genetik testler, risk grubundaki kişilerin izlenmesini kolaylaştırsa da hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir çözüm henüz bulunmuyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.