Hattuşa’daki Depolama Merkezi: Asurlu Tüccar Kalıntılarını Gün Yüzüne Çıkartan Arkeolojik Keşif
Hattuşa’daki depolama merkezi, Asurlu tüccar kalıntılarını gün ışığına çıkaran arkeolojik keşif ve eski ticaret dünyasının kapılarını aralıyor.
Çorum’un Boğazkale ilçesinde bulunan Hattuşa Antik Kenti’nde yürütülen kazılar, depolama veya ticaret merkezine işaret eden yeni kalıntıları gün ışığına çıkarıyor. 7 kilometre çevresiyle savunmalı bir kent olan Hattuşa’da yerleşim alanı 2 kilometrekareye yayılan bir yapıya sahip ve geçmişin pek çok dönemine ait buluntular burada saklanıyor.
Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, Hitit öncesinden Bizans ve Roma dönemine uzanan katmanları ortaya koyarken bu yıl Kral Sarayı ile Büyük Tapınak arasında konumlanan Büyükkale Kuzeybatı Yamacı’nda, Asur Ticaret Kolonileri Çağı’ndan kalma bir depo ve ticaret merkezi keşfedildi. 16 büyük küp halinde teraslama yöntemiyle yerleşim gösteren bu alanda kazılar halen devam ediyor.
Kazı başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner’a göre, depolama merkezinin milattan önce 1800–1750 yıllarına tarihlendiğini belirledikleri bu bulgu, Hattuşa’nın Hititler öncesi dönemde de hareketli bir ticari merkezi olduğuna dair önemli ipuçları sunuyor. Şehrin önceki adının Hattuş olduğu ve Asurlu tüccar kolonilerinin Aşağı Şehir bölgesinde konumlandığı bilginleriyle bulgular, bu dönemin ekonomik dinamiklerini aydınlatıyor.
Depolama küplerinin iç hacimlerini net olarak belirlemek mümkün değil; zira ilgili yapılar, megri heyelanlar nedeniyle zarar görmüş durumda. Şu an için içlerinde depolanan malzemelerden somut bulgu elde edilemese de, kırıntı toprak ve moloz içinden ilerleyen çalışmalar, gıda stoğu ve tarımsal ürünlerin bu depolama alanında toplandığını düşündürüyor. Botanik analizleriyle toprak örnekleri yüzeyden temizlendikten sonra tohumlar ve bitki kalıntıları ortaya çıkabilir; bu da dönemin ticaret ağı ve günlük yaşamı hakkında daha net bilgiler sunabilir.
Yeni keşfedilen yapı ile ilgili bulgular, Hattuşa’nın sadece Hititler dönemi için değil, daha önceki dönemler için de temel bir ticaret merkezi olduğuna işaret ediyor. Heyelan etkisiyle zarar görmüş olsa da, yapının batıya doğru devam ettiği ve alanın tamamını kapsamlı biçimde anlamak amacıyla tabaka tabaka kazıların sürdürüldüğü belirtiliyor.
Bu arkeolojik çalışmalar, Hattuşa Antik Kenti’nin zengin ve çok katmanlı geçmişine yeni bir kapı aralıyor ve Asur Ticaret Kolonileri Çağı’ndan itibaren bölgenin ticari ağlarını aydınlatmaya yardımcı oluyor.