Güzelbahçe’de Kızılcık Ağacıyla Zanaat Geleneğinin Nesilden Nesile Aktarılması
Güzelbahçe’de Kızılcık Ağacıyla zanaat geleneğinin nesilden nesile aktarıldığı, geçmişin sanatı bugüne taşıyan bir yolculuk.
İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde yaşayan emekli okul müdürü Erdoğdu Özcan, 1988’den bu yana kızılcık ağacından ürettiği el emeği bastonlarla ata zanaatını gelecek kuşaklara taşıma çabalarını sürdürüyor. Öğretmenlik kariyerinde baston yapımını bir hobi olarak edinmiş olan Özcan, zanaatını İzmir’e taşıyarak sürdürülebilirliğini güçlendirdi. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in Devrek ziyareti öncesi hazırladığı “yılanlı baston” deneyimi, onun ahşap sanatına olan ilgisini derinleştirdi ve bugün Güzelbahçe Kültür Sanatları Fikir Derneği çatısı altında üretimlerine devam ediyor.
Bastonun kökeni ve bir asalet göstergesi olarak önemi konusunda Özcan, Osmanlı döneminden gelen bir gelenek olarak bastonun yalnızca yol arkadaşı olmadığını, aynı zamanda bir asalet simgesi olduğunu belirtiyor. Araştırmalar, Urartu döneminden bu yana kızılcık ağacının baston yapımında kullanıldığını gösteriyor. Özcan’a göre, bu bulgular bastonun kökeninin Türkiye’de olduğuna işaret ediyor ve bu mirasın korunması gerektiğini vurguluyor.
Kızılcık ağacı ve malzeme tercihleri konusunda Özcan, Karadeniz bölgesinden getirdiği kızılcık ağacını tercih ettiğini ifade ediyor. Lifli ve esnek olan bu ağaç, dayanıklılığıyla biliniyor. İzmir’de bu tür ağacı bulamadığı için Karadeniz’den temin ediyor ve kurutuyor. Uygulamaları sırasında uçlara da mecburen lastik kullanmak zorunda kaldıklarını belirtiyor; bu durum, üretilen bastonun işlevselliğini koruyor.
Gençlerin ilgisizliği ve sürdürülebilir miras konusundaki eleştirisini paylaşan Özcan, gençlerin sergilerine gelip sadece beğenilerini ilettiklerini belirtiyor. “Merak eden yok” diye özetlediği bu durum, kültürü gelecek nesillere aktarma çabasını zorluyor. Ancak geçmişten gelen bu zanaatın aktarımı için gayretlerini sürdürüyor.
Geçmişte görev yaptığı bölgede mahkumlara baston yapımı öğretmesi de hayatının unutulmaz anılarından biri olarak öne çıkıyor. O dönemde kaymakam ve cumhuriyet savcısı ile yürüttükleri çalışma kapsamında, ağır cezaları olmayan mahkümlere zanaat öğrettiklerini ve bunun karşılığında malzeme temin ettiklerini paylaşıyor. Bu deneyimler, Özcan’ın mesleğini ve değerlerini derinleştirdiğini gösteriyor.
Kayınpederine hediye ettiği ve eşinin kendisine geri verdiği el yapımı bastonun manevi değeri, para ile ölçülemeyecek kadar yüksek. Eseri hiçbir bedel karşılığında satmayı düşünmüyor ve bu bastonun özel konumunu koruyor. Ayrıca İçişleri Bakanlığı’nın açtığı yarışmada sunduğu proje ile destek alan Özcan, yeni bir proje olan “Mendil: Geçmişten Bugüne Enerji” için Bakanlık onayını bekliyor. Yanında Ömer adında bir gençle çıraklık eğitimine devam eden Özcan, gelecek için umutlu. İZMİR