Gözde Saatlerin İzinde: Depremin Ardından Ailesinin Mirasını Yaşatan Usta
Gözde Saatlerin İzinde: Depremin Ardından Ailesinin Mirasını Yaşatan Usta ile tarih ve dayanışma dolu bir hikâye.
Depremin sarsıntısının hemen ardından, ailesini kaybetmiş olan Gökmen Yıldız tek başına son kalan mirasını yaşatıyor. Babasından kalan saat tamirciliği ustalığı, Adıyaman’da, yalnızca 6 metrekarelik küçük bir atölyede yeniden diriliyor. 35 yıllık meslek hayatını adeta bir emanet gibi sürdüren Yıldız, kayıp yakınlarının anısını da her tamirinde hatırlıyor.
BU MESLEK BİZE EMANET Gökmen, çocukluk yıllarından bu yana babasının yanında öğrendiği ince işçilikle, artık tamamen kendi deyişiyle “baba emaneti”ni taşıyor. Depremde ailesinden beş kişiyi kaybetmiş olan Yıldız, büyük bir sorumluluk duygusuyla mesleğini devam ettiriyor ve bu yükü tek başına omuzluyor.
AİLECE USTALIK, BUGÜN TEK BAŞINA Babasıyla birlikte kardeşlerinin de saat ustası olduğunu belirterek, artık o rolü tek başına üstlendiğini ifade ediyor. Babasının 45-50 yıl süren çalışmasının mirasını sürdürmek, ona hem gurur hem de derin bir hüzün yaşatıyor. Bu yüzden bu mesleği “baba emaneti” olarak görüyor.
SAATLER, SADECE ZAMANI DEĞİL ANILARI DA TAŞIYOR Zamanı işlemekten çok, hatıraları da yeniden canlandırmayı amaçlayan usta, saatlerin insan hayatında taşıdığı anlamı vurguluyor. Bu düşünce, işine olan bağlılığını daha da güçlendiriyor.
TİTİZLİK VE SABIR GEREKTİREN BİR ZANAAT Gözlük, mercek ve büyüteç olmadan yapılamayan tamiratlar, en küçük parçanın bile dikkatle incelenmesini zorunlu kılıyor. Arızanın doğru tespiti, işin en kritik aşaması olarak öne çıkıyor. Eskiyi canlandırmak aslında çok güzel bir şey.
KAYBOLMAYA YÜZ TUTAN MESLEKLER ARASINDA Adıyaman’da sadece birkaç usta kalmış durumda. 2-3 esnafla sınırlı olan bu zanaat, yeni çırakların yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Geleneksel meslekler içinde saat tamirciliği de gün geçtikçe nesilden nesile aktarılamayanlar arasında yer alıyor.