Göz Nakliyle Yeniden Doğuş: Mehmet Aslankılıç’in Görme Sevinci
Göz nakliyle yeniden doğan Mehmet Aslankılıç’ın görme sevincini anlatan etkileyici bir yolculuk; umut dolu, ilham veren bir hikâye.
Diyarbakır’da yaşayan 48 yaşındaki Mehmet Aslankılıç, doğuştan gelen kornea hastalığının ilerlemesiyle görme yetisini büyük ölçüde kaybetti. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde yapılan kapsamlı tetkiklerin ardından iki göze de kornea nakli kararı alındı ve operasyonların ardından yeniden ışıkları ve renkleri fark etmeye başladı.
Nakil öncesinde günlük yaşamını bağımsız olarak sürdüremeyen Aslankılıç, gözlerindeki rahatsızlığın giderek artmasıyla görme kaybının ilerlediğini ifade etti. Nakil süreci boyunca görme oranı %5 olan eski durumu, operasyondan sonra %30’a kadar yükseldi ve bu değişim hayatını kökten değiştirdi.
Birçok anı ve anlık görüntü artık ailesinin yüzlerini ve çocuklarının güvenliğini daha net görmeyi sağlıyor. Ameliyat sonrasında çocuklarının yüzünü gördükten sonra yeniden doğmuş gibi hissettiğini anlatan Aslankılıç, “Yeniden hayata bağlandım, doğanın ve insanlarının olduğu gibi olması beni derinden mutlu ediyor” diye konuştu.
Göz doktorları da kornea naklinin görme keskinliğini önemli ölçüde artırabildiğini vurguluyor. Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, korneanın göze gelen ışığın odaklandığı en ön tabaka olduğunu belirterek, nakil ile ışığın göz içine tekrar girmesinin sağlandığını hatırlattı. Kemer, kornea hastalıklarının genetik, enfeksiyon ve yaralanmalardan kaynaklanabildiğini, güncel teknolojilerin ise nakil sürecinde tüm korneayı değiştirmek yerine yalnızca sorunlu kısmı da değiştirme imkanı verdiğini ifade etti.
Türkiye’de kornea nakillerinin yüksek başarı oranına sahip olduğunu belirten Kemer, “Şu anda ülkede yaklaşık 2.700 kişi kornea bekliyor ve yılda yaklaşık 4.000 nakil gerçekleştirilmekte. Halkımızı korneamızı bağışlamaya ve bu ışık olmaya çağırıyorum” dedi.
Aslankılıç’ın iki gözüne yapılan nakillerin toplam süresi, birinin yaklaşık 8 ay önce, diğerinin ise 15 gün önce tamamlandı. Doktorlar, hastanın bebekliğinden beri süregelen durumunun beynin az görmeye alışmasına yol açtığını ancak yapılan müdahalenin günlük yaşamını ve bağımsız hareketlerini büyük ölçüde kolaylaştırdığını belirtti. Günlük işlerini artık eskiye nazaran çok daha rahat yapan ve karşıdan karşıya geçerken dahi görünürlük kazanan hastanın yaşadığı değişim, ailesinin ve yakın çevresinin de sevincine sebep oldu.