Gordion’daki Midas Tümülüsü: 3 Bin 200 Yıllık Ardıç Mezarı ve Çatal İğne İcadının İzleri
Gordion’daki Midas Tümülü ve 3.200 yıllık ardıç mezarıyla Çatal İğne icadının izlerini keşfedin: tarih, arkeoloji ve kültürün buluşması.
Polatlı’daki Gordion Antik Kenti içinde yer alan Midas Tümülüsü, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmasının ardından dikkat çeken arkeolojik buluntularla öne çıkıyor. Tümülüs, 53 metre yüksekliğe ve yaklaşık 300 metre çapına sahip olup, içindeki ardıç ağaçlarından oluşan ahşap mezarın modern kalıntılarla dahi korunmuş olmasıyla tanınıyor. Buradan elde edilen 99 fibula, Frig sanatı ve metal çalışması becerisinin en net göstergelerinden biri olarak değerlendiliyor.
Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, bölgenin dünyanın ikinci büyük tümülüsü olduğuna dikkat çekiyor; aynı zamanda burada sayıları 130’u aşan tümülüs bulunduğunu ve Gordion’un bölgede yoğun bir arkeolojik zenginliğe sahip olduğunu belirtiyor. Koç, Midas tümülüsünün çoğu kişi tarafından Midas’a ait olduğu sanısının yaygın olduğunu, fakat kazılar sonucunda bu mezarın Gordias’a ait olduğu gerçeğini hatırlatıyor. Ünlü figürün adının bugün dahi Midas olarak anılması nedeniyle bu durumun kamuoyunda tam olarak değişmediğini ifade ediyor.
İçerdeki ahşap mezarın dünyadaki tek örnek olduğuna vurgu yapan Koç, UNESCO’nun da bu özelliğe dayanarak bölgeyi kalıcı listeye dahil ettiğini belirtiyor. Tümülüsün bazı özel yönleri ise şöyle özetlenebilir: devasa ölçüler, nadir bulunan iç yapı ve çok sayıda bulgu ile Frigler’in mezar sanatı ve ahşap oymacılığı konusundaki yetkinliğini ortaya koyuyor.
Gordion’daki kazılar, Frig kökenli toplumun ahşap oymacılık ve dokumacılık konusundaki üst düzey becerilerini göstermekle kalmıyor; ayrıca ilk çatal iğnesinin (fibula) burada üretildiğini gösteren bulgulara da sahiptir. Toplamda 99 fibula çıkması, bu alandaki özgünlüğü pekiştiriyor.
Mezarda bulunan olağanüstü buluntular, ahşap yapı ile birlikte korunan kumaş kalıntılarının da kaydedilmesine yol açtı. Kazılar sırasında meydana gelen bazı zedelenmelere rağmen, arkeologlar ve bilim insanları süreci birlikte yürütmüşler ve elde edilen veriler, Gordion’un arkeolojik açıdan zengin bir laboratuvar olduğunu gösteriyor.
Gordion Antik Kenti’nin günümüzdeki müzeler aracılığıyla küresel ziyaretçilere açılan eser koleksiyonları, Anadolu’nun zengin tarihine ışık tutuyor. Bölgedeki buluntular, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Gordion Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor. 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesi ise bu mirasın uluslararası öneme sahip olduğunun somut bir göstergesi olarak kayda geçiyor.