Gelenekten Günümüze: Özlem Camköz’ün Çini Yolculuğu ve Atölyesi
Gelenekten günümüze Özlem Camköz’ün çini yolculuğu ve atölyesiyle özgün eserler, teknikler ve ilham dolu bir serüven.
Kütahya’ya yükseköğrenim için gelen Özlem Camköz, burada çini sanatına tutku duyar hale geldi ve yıllar içinde ustalaşarak özgün eserler üretmeye başladı. Germiyan Sokağı’ndaki Kültür ve Sanat Evi’nde sürdürdüğü atölyesinde, çininin hamurun yoğrulmasından desenin çizilmesine, boyamadan sırlamaya kadar tüm adımları tek bir çatı altında gerçekleştiriyor.
Camköz, UNESCO’nun 2020 yılında “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan ettiği Hamza Üstünkaya’dan öğrendiği çini sanatını, kendi ifadesiyle daha da derinleştirdi. 2009 yılında açtığı çini ürünler mağazasını bu yolculuğun bir parçası olarak tanımlıyor. Başlarda hazır ürünler sunan Camköz, ustası Üstünkaya’nın bir gün mağazaya gelerek kendi eserlerini yapması gerektiğini söylemesiyle yönünü değiştirdi; önce desen çizmeyi, ardından boyamayı öğrendi ve üretim sürecine başladığını belirtiyor.
Gittikçe kendi eserlerini üretip satışa koyan sanatçı, tabaklar, vazolar ve biblo gibi geniş bir yelpazede ürünler ortaya çıkardı. Sanat eğitimini akademik zeminde de sürdürmeyi ihmal etmeyen Camköz, 2015’te Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu Mimari Dekoratif Sanatlar Bölümü’nü ve 2020’de aynı üniversitenin Tarih bölümünü tamamladı. Çini sanatını onun için sadece estetik bir ifade olarak görmekle kalmayan Camköz, tarihsel bir bağ kurmasının da bu sanatı zenginleştirdiğini ifade ediyor: “Çininin sanatı incelikli ve estetik bir ifadedir; eserler, ustasının ruh halini yansıtır ve dinlendiren bir ruh sağlar. Tarih yönü ise geçmiş ustalarını tanıma ve onlarla bağ kurma imkanı sunar.”
Ağırlıklı olarak Kütahya’ya özgü motiflere yönelen Camköz, ustasından öğrendiği desenleri yaşatmayı amaç edinmiş durumda. Ürettiği eserler ise yurt içi ve yurt dışına ulaşarak sanatının geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.