Gazze’de Çadırdan Resim Atölyesi: Ahlam Abdulati’nin Çocuklar İçin Umut Hikayesi
Gazze’de çadırdan resim atölyesiyle çocuklara umut veren Ahlam Abdulati’nin hikayesi: yaratıcılık, dayanışma ve barış için ilham dolu bir yolculuk.
Gazze Şeridi’nin en batısında, Han Yunus’ta yaşayan ressam Ahlam Abdulati, enkazlardan çıkardığı tablolarla ve bulunduğu çadırlardan hareketle çocuklara sanatı öğretmeye devam ediyor. Çevresindeki yıkımlara rağmen, eline geçirdiği boya ve fırçayla duygularını ifade eden küçük öğrencilere kelimelerin anlatamadıklarını resimle anlatmayı öğretiyor.
İsrail saldırıları öncesinde bir evi ve atölyesi olan Abdulati, şimdi geride kalan her şeyini kaybettiğini açıkladı; fakat sesi dünyaya duyurmak için çalışmaya geç kaldığını hiç hissetmiyor. Enkaz altından çıkardığı eserler, onun çocuklara olan bağlılığını yazıya dökmek için kullandığı en önemli araçlar haline geldi. Bu nedenle çadırını önce bir resim atölyesine, ardından Ahlam Proje Okulu’na dönüştürdü.
Bir ev ve atölye olarak kullandığı mekân, şimdi özellikle ebeveynlerini kaybetmiş, özel ihtiyaçları olan ya da konuşma güçlüğü yaşayan çocuklar için bir eğitim ve psikolojik destek merkezi olarak işlev görüyor. Abdulati, söz konusu çadırlı alanı savaşın yıkımına rağmen bir güvenli limana dönüştürdü ve çocukların kendilerini ifade edebilecekleri bir alan yarattı.
Yaşanan acılar, onun için tablolarında hayat buluyor. Abdulati, “Ruhumdan, varlığımdan ve resim araç gereçlerinden geriye kalanları enkazdan çıkardım; sonuç olarak bu savaş kurbanları (tablolar) ortaya çıktı. Onlar benim çocuklarım; ruhumdan bir parça adeta. Savaş kurbanları yalnızca insanlar değildir; malımız, evimiz ve araç gereçlerimiz de bu kurbanlar arasındadır.” diye anlatıyor.
Çadırdaki eğitimler giderek daha fazla çocuk için bir güvenli alan haline geliyor. Abdulati, yetim ve şiddete uğramış, travmatik etkiler yaşayan gençlere umut aşılamak için çadırı bir okul, bir eğitim ve kültür merkezi olarak konumlandırdı. İçlerindeki yetenekleri ortaya çıkarmak için resim ve psikolojik destek sunan bu mekân, çocukların duygularını kağıt ve kalemle ifade edebilmeleri için bir yol sunuyor.
11 yaşındaki Sidra Guneym, buradaki derslere katılarak yazı ve resim becerilerini geliştirdiğini belirtiyor: “İçimdeki duyguları resimlerle dışa vuruyorum. Kelimelerle ifade edemediğim şeyleri, savaşın etkisini kağıt ve kalemle anlatıyorum.” Bu sözler, sanatın savaşın yaralarını sarmada nasıl bir iyileştirici rol oynadığını gösteriyor.