Gaziantep’te Geleneksel Değirmencilikte Nesiller Boyu Devam Eden Meslek Kaydı
Gaziantep’te Geleneksel Değirmencilik: Nesiller Boyu Devam eden meslek kaydı, zanaatın kökenlerini ve bugününü bir araya getiriyor.
Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde 54 yaşındaki Mustafa Ayaslan, babasından miras aldığı un değirmeninde yaklaşık 47 yıldır çalışıyor. Henüz 7 yaşında başlayan bu yolculuk, onu yıllar içinde değirmen işlemlerinin her aşamasını öğrenmiş bir usta konumuna getirdi.
Ayaslan, teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde bile geleneksel yöntemlerden ödün vermiyor. Değirmene getirilen buğdayları özenle öğüterek kepekli una dönüştürürken, bazı ürünleri hayvan yemi olarak da hazırlıyor. Uzun yıllardır aynı değirmenin başında emek veren ustanın en büyük kaygısı, mesleğin şu anda kendisinden sonra devam edecek kimsenin bulunmaması ve dolayısıyla yok olma ihtimali.
“Dedemden babama, ardından bize geçti” sözleriyle mesleğe başlama serüvenini hatırlatan Ayaslan, babasının yanında çalışmaya başladığını ve zamanla mesleğin tüm inceliklerini öğrendiğini dile getiriyor. Burada organik, kepekli ve buğday unu üretimi yapıyor; ayrıca değerlendirilen aşamalar şu anki iş akışında da önemli yer tutuyor.
“Meslek benden sonra oğluma ya da başkasına geçmeyecek” diyen Ayaslan, çalışma günlerinin yoğunluğunu ve ağır fiziksel şartlarını özellikle vurguluyor. Müşterilerden gelen buğdaylar, genelde 20; 50 veya 100 kilogramlık miktarlarda oluyor; bunlar, ücret karşılığında değirmen çekimine dönüştürülüyor. Değirmene kilosu 3 TL karşılığında çekim yapılıyor. Fabrikaların yaygınlaşmasıyla gözlerindeki endişe büyürken, bazı vatandaşlar bu süreçte tarladan gelen buğdayları evde yıkadıktan sonra çuval halinde değirmene getiriyorlar. Buğdayın değirmende değerlendirilmesi ile elde edilen un, yöresel üretimin önemli bir parçasını oluşturmaya devam ediyor.