Erzurum’un Ehramıyla Yeniden Tasarlanan Atık Ceketler: Sürdürülebilirlik ve Kültürel Hikayeler
Erzurum’un ehramıyla yeniden tasarlanan atık ceketler: sürdürülebilirlik, kültürel hikayeler ve şehrin yaşamına yenilikçi bir dokunuş.
Eski ceketler, Erzurum’un geleneksel ehram kumaşıyla buluşarak yeniden hayat kazandı. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, sürdürülebilirlik dersi kapsamında kırıntı parçaları bir araya getirip yöresel desenlerle tasarımlar üretti. Temizlenen giysilere ehramdan Erzurum’un simgelerini işleyen öğrenciler, Üç Kümbetler, tabyalar, Tortum Şelalesi ve Yakutiye Medreseleri gibi motifleri dikkatle yansıttılar. Aralarında Nene Hatun ve Huma Kuşu türküsünün hikayesini temsil edenler de bulunuyor.
Takriben üç ay süren bir çalışmada 20 öğrenci, 50 ürünü kent merkezindeki Yakutiye Medresesi’nde açılan “Eskiden Yeni” sergisinde sergiledi. Amaç, atıl ürünlerin geri kazandırılmasıyla israfı önlemek ve kent tanıtımına katkıda bulunmak olarak vurgulandı.
Çevre duyarlılığını vurgulayan Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Fazlıhan Yılmaz, serginin bir hafta boyunca ziyarete açık kalacağını belirtti. Erzurum’un geleneksel ehram kumaşını öne çıkarıp güncel atık tekstil ürünlerini yeniden değerlendirmenin hedeflendiğini söyledi: Çevreye olan duyarlılık ve israfı engelleme amacıyla bu çalışmalar sürüyor.
Güzel Sanatlar Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu da sürdürülebilirliğin öne çıktığı bu tasarım süreçlerini anlattı. Projede atıl durumdaki ceketler temizlenip yeniden tasarlanabilir hale getirildi; eserler Erzurum’un sosyal ve kültürel yaşamını yansıtan hikayelerle zenginleşti.
Öğrencilerden Samet Koçak, kent simgesi çift başlı kartal ile Erzurum Kalesi’ni bir araya getirerek koruma duygusunu, kartalın kanatları arasındaki kompozisyonla ifade etti. Zeynep Doğan ise Narman’daki Peri Bacaları’nı üç ayda tasarımına taşıdığını belirtti ve ehram ile renk-doku uyumunu vurguladı. Sedanur Karaca, Huma Kuşu türküsünü ele alıp evlenmenin ardından süregelen seferberlik dönemini ve bekleyişi, kuşlar üzerinden anlatmaya çalıştığını söyledi. Nazlıcan Baran ise Erzurum hanımlarını temaya alıp ehrama dönüşen palenk tonlarıyla Palandöken’i bağdaştırdı.