Enerji ve Tarımı Buluşturan Agrivoltaik Başarı: Enerjisa Üretim’in Türkiye’deki İki Saha Deneyimi
Enerji ve tarımı bir araya getiren Agrivoltaik başarıları: Enerjisa Üretim’in Türkiye’deki iki saha deneyimi ve verimli sürdürülebilir gelecek
Enerjisa Üretim, Beykoz Komşuköy ve Bandırma Enerji Üssü’nde güneş enerjisiyle elektrik üretiminin yanı sıra agrivoltaik tarım uygulamalarıyla da üretim kapasitesini artırıyor. Bu iki sahada toplam 5 tonluk hasada ulaşan uygulama, güneş paneli altındaki alanı tarımsal üretime dönüştürerek su ve toprak kullandımını daha verimli kılıyor.
İlk adım 2022’de Beykoz Komşuköy’de atıldı ve Türkiye’de özel sektör öncülüğünde bu modelin kapısını araladı. 2023 yılında Bandırma Enerji Üssü’nde devreye alınan ikinci saha ise ölçek büyütülerek enerji ve gıda güvenliğine katkı sunan bir dönüşüm hareketine dönüştü. 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde Enerjisa Üretim, temiz enerjiyle desteklenen bu yenilikçi üretim modelinin sürdürülebilir bir gelecek için enerjiyi ve tarımı aynı tabloya taşıdığını vurguluyor.
Yaban mersininden naneye, brokoliden kavuna kadar pek çok ürün enerjiyle birlikte aynı arazi üzerinde yetişiyor. Sadece 2024 yılında bu iki sahada yaklaşık 5 ton ürün hasadı gerçekleşti. Kışlık dönemde 580 kg brokoli, 271 kg karnabahar, 1.344 kg lahana ve 120 kg kırmızı lahana; yazlık dönemde ise 742 kg biber, 485 kg patlıcan, 485 kg kavun ve 840 kg nane üretildi. Hasatlar Enerjisa Üretim’in farklı santrallerine iletildi ve çalışanlar ile geniş bir paydaş ağına ulaştırıldı.
İleriye dönük olarak, agrivoltaik tarım uygulamaları bir üretim modeli olarak değerlendiriliyor ve bilimsel bir araştırma alanı olarak da devam ediyor. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile yürütülen ortak projede iki farklı nane türünün su ihtiyacı, gölge toleransı, büyüme ve yağ oranı gibi kriterler incelemeye alındı. Bu çalışmalar neticesinde 800 kilogram nane hasadı elde edildi ve yağından elde edilen doğal ortam spreyi çalışanlar ve paydaşlarla paylaşıldı.
Enerjisa Üretim Varlık Yönetimi ve Sürdürülebilirlik Lideri Murat Eröz, bu yaklaşımın doğayla denge kuran bir gelecek vizyonunu desteklediğini belirtti: Toprağı, suyu ve enerjiyi aynı yaşam döngüsünde buluşturuyoruz, açıklamasında bulundurdu. Ayrıca sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlarken yerel ekonomiyi ve tarımı güçlendirdiğini vurguladı. Dünya Gıda Günü’nde bu üretim modelinin iklim dostu yönü ile gıda güvenliği açısından taşıdığı potansiyele dikkat çekildi.