Elazığ’dan Dünyaya Uzanan Halı Üzeri Portre Yolculuğu
Elazığ’dan dünyaya uzanan halı üzeri portre yolculuğu: kültür, sanat ve zarafeti bir araya getiriyor.
Elazığ’da yaşayan bilgisayar mühendisi Gizem Aytaç, pandemi döneminde yeniden başladığı resim tutkusunu halı üzerine yaptığı portrelerle uluslararası arenaya taşıdı. İlk kez A4 kağıdı üzerinde kömür kalemle başlayan serüveni, kısa sürede farklı teknikler deneyerek halı üzerinde portrelere dönüştü. Sosyal medyada yayılan çalışmalarının ardından Hollanda, Almanya ve Arabistan gibi ülkelerden siparişler yağmaya başladı.
“Halı üzerine portre çizerken bu kadar ilgi göreceğimi tahmin etmemiştim,” diyen Aytaç, çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yakın zamanda Sultan II. Abdülhamid Han’ın portresini tamamlayarak Elazığ’dan dünyaya açılan vizyonunu pekiştirdi. Eserini Osmanlı hanedanı mensubu Orhan Osmanoğlu’na takdim eden sanatçı, bu yolculuğu için gurur verici sözlerle konuştu.
İlk adımlar ve gelişim süreci – Kağıt üzerinde kömür çizimler ile başlayan serüveni, pandemi döneminde yeniden alevlendi. 2B kurşun kalemle başlayan çalışma, zamanla daha farklı teknikler denemesine yol açtı. Aytaç, “resim yapmaya başladıkça kendimi buldum” diyerek, eğitim almadan kendini geliştirdiğini vurguladı. İlk başlarda profesyonel olmayan çizimler olsa da, zamanla kendine güveni arttı ve halı üzerine yönelik çalışmalara yöneldi.
Halı üzerinde portrelerin yaygınlığı – Bir halı ekibinin talebiyle başlayan bu yolculuk, kısa sürede milyonlara ulaşan beğeniler topladı. İlk başta bu kadar ilgi görmeyi beklemiyordum diyen Aytaç; Hollanda, Almanya ve Arabistan’dan gelen siparişlerle uluslararası alanda dikkat çekti. Halı üzerinde çalışırken özgün çizgilerini koruyarak daha geniş bir kitleye ulaşmak, onun için sanata olan inancını pekiştirdi.
Abdülhamid Han portresi ve uluslararası ilgi – Avrupa ve Arabistan’dan gelen talep artışı, Aytaç’ın halı üzeri portrelerine olan ilginin büyüklüğünü gösterdi. Halılar, kendi özgün çizimlerimi daha iyi katmamı sağladı diyerek, siparişlerin artmasıyla daha fazla projeye imza attığını belirtti. Abdülhamid Han’ın portresinin tamamlanması ise süreçte bir dönüm noktası oldu ve 6 gün içinde ortaya çıkan eser, Orhan Osmanoğlu’na takdim edildi. Sanatçı, bu başarının pandemi döneminde başlayan yolculuğun bugün dünyaya açılmasının gururunu yaşadığını ifade etti.
Kişisel vizyon – Aytaç, “hiç eğitim almadan kendimi geliştirdim” sözleriyle kendi yönteminin altını çiziyor. Kağıt üzerindeki kömür çizimlerinden halı üzerindeki portrelere uzanan bu yol, onun için sürdürdüğü tutkunun ve dehalı deneyimin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Eserleriyle yurt içi ve yurt dışından gelen talebin artması, gelecekte daha çok kişiye ulaşmayı hedeflediğini gösteriyor.