Düzce’de Bıçakçılık Sanatıyla Yaşatılan Somut Olmayan Kültürel Miras: Muhammed Ali Coşkun’un Atölyesi
Düzce’de bıçakçılık sanatını yaşayan Muhammed Ali Coşkun’un atölyesiyle somut olmayan kültürel mirasın ustalığına dair sürükleyici bir yolculuk.
Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı Muhammed Ali Coşkun, Düzce’de geleneksel el sanatlarını yaşatan zanaatkarlar arasında yer alıyor. Küçüklüğünden beri avcılığa ilgi duyan ve 31 yaşında olan Coşkun, babasıyla birlikte geçirdiği yıllardan esinlenerek bıçakçılığı seçti. Üniversiteye kadar süren adımlarında hobiden profesyonelliğe uzanan bu yol, yaklaşık bir yıl süren uğraşın ardından atölyesini kurmasıyla zirveye ulaştı. 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yok olma tehlikesi altındaki geleneksel sanatları icra eden somut kültürel miras taşıyıcılarına verilen sanatçı tanıtım kartını kazanması, mesleğine olan bağlılığını ve tanınırlığını artırdı.
Coşkun, geleneksel yöntemlerle ürettiği ve özel motiflerle süslediği bıçakları yurt içi ve yurt dışında meraklılarına ulaştırıyor. “Kişiye özel çalışmalar yapıyorum” diyen sanatçı, zamanla kendini geliştirdiğini ve üretim sürecinin tamamen el işçiliğine dayandığını belirtiyor. Şu an tamamen bu işe odaklandığını ifade eden Coşkun, hem geleneksel olarak dövme hem de sanayi görünümlü şahmerdan sistemi dövme ile kendi çeliğini üretmeye çalışıyor. Ürünlerinin genelde tek olduğuna ve müşteriye özgü tasarımın temel alındığına vurgu yapıyor.
Düzce’ye özgü bıçaklar ve rustik ile İskandinav stilini harmanlayan tasarımlarla öne çıkan Coşkun, çelik türünü müşterinin taleplerine göre belirliyor. Paslanmaz çelikten mutfak bıçakları ile karbon çeliğinden dağ, bayır ve avcılık amaçlı kullanıma uygun modeller üretme çeşitliliğini sürdürüyor. Kabza kısmında ise görselliği ön plana çıkaran ceviz ağacı ve stabilize ahşaplar kullanıyor; kabza süslemelerinde gravür işlemlerine özel önem veriyor.
Üretim süreci her bir ürün için farklılık gösteriyor; tasarım ve kabzaların özelliklerine bağlı olarak, bir haftadan bir aya kadar sürebilen zorlu bir süreç sonunda sonuç ortaya çıkıyor. Avrupa ülkelerine ulaşan ürünlerle uluslararası talebi karşılayan Coşkun, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere farklı ülkelerde koleksiyoncularla buluşuyor. İç piyasada ise İstanbul, Ankara ve Bursa’da yoğun ilgi gördüğünü ifade ediyor.
Coşkun, bu zanaatı genç nesillere öğretmenin ve sevdirmek gerektiğini düşünüyor. “Bıçakçılığın atadan gelen bir meslek olduğuna inanıyorum ve öğrenmek isteyenlere destek olmak için elimden geleni yaparım” diyen sanatçı, mesleğin daha geniş kitlelerce fark edilmesi gerektiğini sözlerine ekliyor.
Kaynaklar: AA, Haberler.com