Dört Aykırıyı Aşan Yolculuk: Pradyumna ve Lotta’nın Hikayesi
Dört aykırıyı aşan bu yolculukta Pradyumna ve Lotta’nın hikayesini keşfedin: tutku, cesaret ve aşkın izinde bir serüven.
Hintli sokak sanatçısı Pradyumna Kumar Mahanandia, İsveçli Lotta von Schedvin ile karşılaşmadan önce hayatının aşkını düşünmüyordu. İlişkileri kısa bir hızlı başlangıçla başladı, ardından yavaşça ilerledi. Tanıştıktan iki hafta sonra Lotta, Pradyumna’nın doğusundaki köye ziyaretine çıktı. Yolculuk üç gün üç gece sürdü ve Lotta, köye varınca kendini evinde hissetti. Pradyumna’nın babasını ziyaret ettikten sonra evlilik için onay aldılar.
Lotta köy çevresindeki Konark Güneş Tapınağı’nı gördüğünde şaşkınlığa uğradı; tapınağın 13. yüzyıldan kalan yapısı UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyordu, fakat Lotta tapınağın nerede olduğunu bilmiyordu. Hindistan’da geçirdiği üç haftanın ardından Lotta İsveç’e dönmeye karar verdi; ancak kısa bir süre sonra Hindistan’a dönüp Pradyumna ile bir gelecek kurmayı hayal etmeye başladı. Aile, bu kararı desteklemek için beklemek istemeyince, Pradyumna’nın da sabrı tükenmeye başlamıştı. Böylece o da İsveç’e gitmeye, Lotta’ya kavuşmaya karar verdi.
İkinci el bir bisikletle çölleri, dağları aşan bu yol yolcunun planıydı: Hindistan’dan Avrupa’ya uzanan rota Pakistan, Afganistan ve İran üzerinden Türkiye’yi geçerek İsveç’e ulaşmayı öngörüyordu. Masraflarını ise yol boyunca portrelerini çizmeye çalışan kişilerden aldığı yardım ve karşılıklar finanse edecekti. Yolculuk boyunca karşına çıkan sürprizler de cabasıydı.
1970’li yılların ortasında İstanbul, hippiler için bir geçiş noktasıydı; Sultanahmet Meydanı bu hareketin Avrupa’dan Nepal’in başkenti Katmandu’ya geçiş yolunda önemli bir duraktı. Pradyumna için ilk engel Hindistan ile savaş halinde olan Pakistan’ı aşmaktı. Bir dostun vaat ettiği uçak bileti, onu Afganistan’a götürebilecek bir yol olarak görünüyordu. Ancak İstanbul’daki tren bileti bu yolculuğu hızlandırdı.
Çölü bisikletiyle geçmeye çalışırken, yolda Avusturyalı gezgin Linea ile karşılaştı. Bir kazada ona yardım eden Linea, hastanede yanında kaldı ve Avusturya Büyükelçiliğiyle iletişime geçti. Linea’nın minnettarlığını göstermek için Pradyumna birkaç gün onun yanında kaldı; Linea teşekkür etmek için İstanbul-Viyana tren biletini aldı.
Pradyumna’nun yolculuğu yalnızca fiziksel zorlukların ötesine geçti; bu uzun yol, onun içsel yolculuğu oldu. Dalit olarak adlandırılan bir topluluğa mensup olan Pradyumna, geçmişten gelen ayrımcılıkla yüzleşiyordu. Dokunulduğunda temizlenmesi gereken biri olarak görülen bir çocuk olarak büyümüş, ibadetlere bile kabul edilmiyordu. Ancak bu yolculuk, kendini sevmenin ve başkalarıyla kurduğu bağların gücünü öğretti.
Yolculuk, dört buçuk aydan uzun sürdü ve Mayıs 1977’de Lotta’nın İsveç’in güneyindeki ormanlık alandaki evinin kapısını çaldı. O andan itibaren yaklaşık yarım asır boyunca birlikte kaldılar ve iki çocukları oldu. Düşünsel ve toplumsal farkındalıklarıyla, Dalitlerin toplum içindeki konumunu iyileştirmek için çalışmalar yürütüyorlar.
Şimdilerde Oscar ödüllü yönetmen Orlando von Einsiedel’in yönettiği “Cycle of Love” belgesinin odak noktası olan bu aşk öyküsü, BBC Outlook programına verilen röportajlarla da gündemde. Bu haber için Pradyumna Kumar Mahanandia ve Lotta von Schedvin ile konuşuldu ve kaynaklar Haberler.com sitesine dayandırıldı.