DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Diyet Programları Üzerine Eleştiriler ve Otoimmün Hastalıklar

Diyet programları, otoimmün hastalıklar üzerindeki etkileri ile sıkça tartışılmaktadır. Bu içerikte, farklı diyet yaklaşımlarının eleştirileri ve sağlık üzerindeki olası sonuçları hakkında derinlemesine bir analiz bulacaksınız.

28.02.2025
A+
A-

Beslenme ve Diyet Üzerine Eleştiriler

Diyetisyen Dönmez, son zamanlarda popüler hale gelen birçok beslenme programı hakkında önemli eleştirilerde bulundu. “Su orucu, çiğ beslenme, peynir hasta ediyor, baklagilleri filizlendir, çim suyu iç, lektin, glüten, laktoz derken bir de ‘Otoimmün sistem hastalıklarından korunmanın tek yolu bu diyetler’ diyerek sağlıklı olan herkesi hasta ettiler.” diyerek, herkese uygun olmayan diyet programlarının potansiyel yan etkilerine dikkat çekti.

Sağlıkta Kadim Bilgilerden Şaşmayın

Bilimsel araştırmalar, glütenden vazgeçmenin herhangi bir otoimmün hastalığından korumadığını, hatta bu tür hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabileceğini açıkça göstermektedir. Bu nedenle, beslenme ve diyet konusunda geçici moda akımlarından uzak durulması gerektiğini vurgulamak önemlidir. Günümüzde toplumsal bazda otoimmün hastalıkların sıklığının yüzde 3-4 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu oran, genel nüfusa oranla oldukça düşük bir değer olarak dikkat çekmektedir. Ancak, bu tür hastalıkların giderek artan bir trend göstermesi de bir gerçek.

Otoimmün sistem hastalıklarının temelinde yer alan inflamasyon ve oksidatif stres gibi iki güçlü faktör, literatürde sıkça ele alınmaktadır. İnflamasyonu kontrol altına almanın ve oksidatif stresi azaltmanın en etkili yolunun, çeşitli baklagil, tam tahıl, taze meyve ve sebze, kuruyemişler, yoğurt, kefir, tam yağlı peynir, balık ve diğer beyaz etlerin düzenli tüketiminden geçtiği birçok araştırmada ortaya konulmuştur. Bu sebeplerle, eliminasyon diyetlerinin otoimmün sistem hastalıklarına iyi gelebileceği düşüncesi, uzun süreli uygulamalarda karşılaşılabilecek riskler göz önünde bulundurulduğunda, tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Birlikte İyileşiyoruz Masalı

Birlikte iyileşiyoruz anlayışıyla uygulanan tedavilere; magnezyumdan iyoda, koenzim Q10’dan L-karnitine, probiyotiklerden NAD gibi çeşitli takviyelerin sıklıkla kullanıldığı unutulmamalıdır. Sağlıklı bireylerin gereksiz yere kullandığı bu birçok besin destekleri, zamanla rutin bir hale gelmiştir. Ancak bu takviyelerin, otoimmün sistem hastalıkları üzerinde yarar sağladığı kadar, bazen hiç fayda sağlamadığı veya risk oluşturduğu yönünde araştırmalar da mevcuttur. Bu yüzden, beslenme biliminin uygun koşullarda hekim ve diyetisyen tarafından yönlendirilmesi gereken hastalarda belirli sürelerde bu takviyelerin kullanılmasının önemi büyüktür.

Ayrıca, bu karmaşık ve herkes için uygun olmayan beslenme tedavilerini uygulayan bireylerde, psikolojik olarak yaşanan sorunların yaygın olduğu gerçeği pek de gündeme gelmemektedir. Çünkü, avuç dolusu diyet desteklerine bağlı olarak gelişen komplikasyonların izlenememesi ve eliminasyon diyetlerine bağlı besinsel eksikliklerin, ruh halindeki değişikliklerle birleşmesi, beklenmedik yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu noktada dikkatli olunması gerektiğinin altını çizmekte fayda vardır.

Kaynak: Sabah

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.