
Sürekli büyük boy menüler ve büyük porsiyonlar tüketmek bir süre sonra porsiyonların yetersiz kalması demektir. Bu yüzden porsiyonlarınızı minimum seviyelerde tutun. Eğer menü alıyorsanız en küçüğünden alın. Eğer porsiyonunuz veya menünüz büyükse yanınızdaki kişiyle paylaşmaya özen gösterin.

Gün ışığının eksikliği bizi birçok açıdan etkilediği gibi bu açıdan da etkiliyor. Az ışığa maruz kalan bünyede metabolizma, bir süre sonra bozulmaya başlıyor ve sürekli olarak yağlı ve tatlı yiyecekler istiyor. Bunun sebebi ise gün ışığı yokluğunun neden olduğu mutsuzluğu gidermeye çalışmak. Yani endorfin salgılatmak. Bu yüzden gün içerisinde mümkün olduğunca gün ışığı almaya özen gösterin.

Şekerin birçok zararı olduğu gibi, bir başka zararı da açlık hissi. Şekerli yiyecek ve içecekler tükettiğinizde kan şekeri düzeyiniz yükselir. Bu da insülin hormonunun salgılanmasına neden olur. Bunun doğrultusunda şeker seviyesi normalin altına düşerek açlık hissi yaşamanıza neden olur.

Çok az sıvı almak sizi sürekli olarak aç hissettir. Farkındaysanız az su içen insanlar sürekli acıkırlar. Bu durumu yaşamamak için yanınızda sürekli olarak su bulundurun ve günlük 2,5 litre su içmeye çalışın.

Eğer lifli besinler tüketmiyorsanız kendinizi sürekli olarak aç hissedebilirsiniz. Lifli besinlerin tüketilmesi durumunda safra midedeki sıvıyı emecektir. Safranın sıvıyı tüketmesi bağırsağın dolmasını sağlayarak uzun süreli tokluk hissi yaşatır. Bu yüzden gerekli safrayı temin etmek için meyve ve sebze tüketmeye özen gösterin.

Kullanılan bazı ilaçlar da aç hissetmenize neden oluyor olabilir. Migren ilaçları, alerji ilaçları veya sakinleştiriciler histamin reseptörlerini deva dışı bırakabilir; bu da aç hissetmenize neden olabilir. Eğer böyle bir durum olduğundan şüpheleniyorsanız, mutlaka doktorunuza danışın ve doktorunuzdan tedavi edici bu uygulamanın alternatifini öğrenin.