Dededen Toruna Benzersiz Bağış: Böbrek Nakliyle Hayata Yeniden Başlayan Bekir ve Dede Yatkın
Dededen toruna uzanan benzersiz bağış: Böbrek nakliyle hayata yeniden başlayan Bekir ve dede, umut dolu bir hikaye.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 63 yaşındaki Bekir Yatkın, kronik böbrek yetmezliği tedavisi gören torunu Bekir’e (11) böbreğini bağışlayarak hayatında unutulmaz bir dönüm noktası yaşattı. Torun, dedesinin desteğini ve sevgisini “emanet gibi değil, kendi böbreğim gibi” koruyacağını söyleyerek dile getirdi.
Bekir Yatkın 2023 yılında başlayan rahatsızlığıyla tanıştığı süreçte, hastanede sıkı tetkikler ve kontroller sonrası böbrek nakline karar verildi. Ailesiyle birlikte akıcı ve hızlı ilerleyen işlemler sonucunda, yakınlarından biri olan dedesi gönüllü olarak böbreğini vermeye karar verdi. Nakil için Akdeniz Üniversitesi’ni tercih eden aile, yaklaşık bir hafta içinde tüm tetkiklerin tamamlanmasıyla operasyonun gerçekleşmesini sağladı ve şu anda her iki taraf da sağlığı yönünden iyi durumda.
“Dedemin bana olan sevgisini içten hissettim. Onun böbreğini almak benim için çok değerliydi ve bu bağış sürecinde parçası olduğum için kendimi çok şanslı görüyorum.” diyen Bekir, ilerleyen yıllarda kendisine verilen böbreğe layık bir şekilde bakacağını ifade etti. Aileye göre bu hediye, hem duygusal anlamda hem de yaşam boyu bir miras olarak kalacak.
Bekir Yatkın ise torununa ömür boyu unutulamayacak bir hediye verdiğini vurguladı; “Uyum sağlandı ve böbreğimi torunuma verdim. Önce babası sonra halası böbreğini vermek istedi; ben ise ‘durun, ben vereceğim’ dedim. Bu karar, hem aile bağlarımızı güçlendirdi hem de torunun hayatına doğrudan katkıda bulundu.”
İsmin ve soyadının aynı olması nedeniyle süreç boyunca titiz bir çalışma yürütüldü. Prof. Dr. İsmail Demiryılmaz, olayın önemine dikkat çekerek, “Diyalize bağlı kalmaksızın yapılan nakillerin hastayı daha hızlı toparladığını görüyoruz. İsimlerin birebir aynı olması, kayıt ve barkod süreçlerinde ekstra dikkat gerektirdi.” dedi. Ameliyatların her iki taraf için de sorunsuz geçtiğini belirtti.
Beslenme ve yaşam tarzı gibi detayların bulunduğu süreçte, organ bağışı konusundaki genel tablo da hatırlatıldı. Demiryılmaz, beyin ölümü gerçekleşmiş bağışçıların oranının yaklaşık yüzde 18-20 civarında kaldığını ve organ bağışının yüzde 80’inin toprağa gittiğini kaydetti. Bu bağlamda canlı donörlerle nakil tercihinin nadiren de olsa gerekli olduğuna vurgu yaptı.