Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Yaptırımlı Toplantı ve Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan toplantı ve bölgesel güvenlik değerlendirmesiyle öncelikler ve stratejiler ele alınıyor; güncel güvenlik analizleri sunuluyor.
MGK toplantısı, saat 16.15’te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında başladı. Yaklaşık üç saat süren görüşmenin ardından İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan bildiride, 2025 ve 2026 yıllarına dair millî güvenliğe ilişkin güvence ve tedbirler ele alındı. Bildiride; 2025’teki siyasi, askeri, iktisadi ve içtimai gelişmelerin değerlendirilmesi, 2026 yılında karşılaşılabilecek muhtemel gelişmelere karşı uygulanacak çalışmaların gözden geçirilmesi ifade edildi. Terör örgütleri PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere, içte ve dışta yurt bütününde milli birlik ve beraberliğimizi tehdit eden her türlü tehlike karşısında yürütülen faaliyetler ve son dönemdeki uluslararası gelişmeler Kurul’a aktarıldı. “Terörsüz Türkiye” hedefine doğru kaydedilen ilerleme ve güvenliğimizin pekiştirilmesi için atılacak adımların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
GAZZE’DEKİ ATEŞKESİN GELECEĞİ değerlendirme bölümünde uluslararası güvenlik konuları ele alınırken, Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine olan desteklerin korunması gerektiği belirtildi. Gazze’deki son durum ve ateşkesin geleceğine ilişkin incelemeler yapılırken Türkiye’nin bölgede insani yardımları ulaştırma konusundaki öncü rolü ve kalıcı barış için ortaklarla birlikte hareket etme sorumluluğu bir kez daha dile getirildi. Somalı egemenlik ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğin altı çizildi; terörle mücadelede Türkiye’nin kardeşlik hukuku doğrultusunda kararlı adımlarını sürdüreceği ifade edildi.
İRAN’IN İSTİKRARI VE BÖLGE GÜVENLİĞİ başlığı altında İran’ın istikrarının bölgenin güvenliği açısından kritik olduğu belirtildi. Rusya-Ukrayna savaşı konusundaki güncel durum değerlendirildi ve çatışmaların Karadeniz bölgesindeki istikrarı bozmayacak şekilde tarafların sorumluluk alması gerektiği hatırlatıldı. Türkiye’nin, bölgesel ve küresel riskleri azaltıcı çabalarını sürdürerek çatışma ve kriz bölgelerinde barışın tesisi için çok boyutlu çalışmalara 2026’da da öncelik vereceği kaydedildi.