CHP’ye Yönelik Soruşturmanın Ayrıntıları: Gelir ve Kaynak Kullanımı Üzerine Resen İnceleme
CHP’ye yönelik soruşturmanın ayrıntıları: Gelir ve kaynak kullanımını resen inceleyen güvenilir analiz ve güncel bilgiyle merak edilenleri açıklıyoruz.
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, İmamoğlu’nun çıkar amacıyla kurulan bir suç örgütüne yönelik operasyonlar ve bunların parti mekanizmalarına etkileri incelemeye alınmıştır. Soruşturma, 105’i tutuklu, 5’i müşteki şüpheli olmak üzere toplam 407 kişinin iddianame kapsamında değerlendirilmesini içermektedir. Yapılan analizler, CHP’nin Anayasa’nın 68. ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. ve devamı hükümleri doğrultusunda değerlendirildiğini gösteriyor.
Başsavcılık, basın yayın ve medya üzerinde “CHP’de para sayma görüntüleri ve para kuleleri” olarak adlandırılan videolar üzerinden yürütülen soruşturmayı, siyasi parti tüzel kişiliğine yönelik muhalefet iddiası kapsamında resen başlattı. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan ifadeler, kamu görevlileri ile iş sahipleri arasındaki ilişkiyi; sistemli bir aklama mekanizması dahilinde para transferlerini ve iş sahiplerinden rüşvet toplamayı gösteriyor. Ayrıca, sivil kişiler üzerinden para akışı ve tahsilatında “gizli kasa” olarak adlandırılan yapıların kullanıldığına işaret ediyor.
İfade veren tanıklar ve etkin pişmanlık hükümlerine göre, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın binasının satın alınmasına ilişkin süreçte eklenen finansmanın, ellerinde bulunduğu iddia edilen bazı şüpheliler tarafından organize edildiği ve görüntülerde parti üyelerinin bu paraları getirdiği kaydedilmiştir. Ayrıca, Yazı İşleri Müdürlüğü’nde görev yapan bir ismin (Mustafa Can Poyraz) bu süreçte yer aldığı tespit edilmiştir. Soruşturma kapsamındaki ifadeler, Beşiktaş, Şişli, Beylikdüzü, Ataşehir, Kartal ve Maltepe belediyelerinin temin ettiği kaynakların kaynağı belirsiz para akışlarıyla birleştiğini ve bu paraların il başkanlığı binasının edinilmesinde kullanıldığını ortaya koyuyor.
USOM raporuna göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen “İstanbul Senin” uygulaması üzerinden 4,7 milyondan fazla kişinin verileri KVKK onayı olmadan ABD ve Almanya’ya iletilmiştir. Uygulamanın sunucusu üzerinde yer alan kişisel veriler, 8 Kasım 2023’te özel bir şirkete iletilmiş ve bu durum siyasi parti çalışmalarının dışa açık bir şekilde yürütülmesini mümkün kılmıştır. Bu veriler, CHP İstanbul İl Örgütü’nün seçim faaliyetlerinde kullanılarak demokratik süreçlerin manipüle edilmesi riskini doğurmuştur.
Yüksek Seçim Kurulu’nun verileriyle ilgili olarak, CHP’nin talebi üzerine güncel seçmen kütüklerinin CHP Genel Merkezi’ne iletildiği ve bazı kayıtlara yetkili olmayan örgüt üyelerinin erişim sağladığı belirtilmiştir. Söz konusu kişilerin, güncel iç ve dış seçim kütüklerindeki verileri kullanarak 2024 yerel seçimlerini etkileyici bir şekilde yönlendirmeyi amaçladıkları düşünülmektedir. Sandık güvenliği ve seçim işleyişinin korunması amacıyla kullanılan verilerin, mutfak verileri ile birleştirilmesi ve mikro-hedefleme yoluyla manipülasyon yapılması endişesi dile getirilmektedir.
Yapılan değerlendirmede, Anayasa’nın 68. maddesi gereği siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu ve 69. maddesi ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. ve devamı maddelerinin, siyasi partilerin suç gelirleriyle finanse edilen veya hukuka aykırı yollardan elde edilen mal varlıklarını tüzel kişiliğe mal edinmesini kapatma sebebi oluşturduğu ifade edilmiştir. Etkin pişmanlık beyanları, banka dekontları ve tanık ifadeleriyle, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasında suç gelirlerinin kullanıldığına dair bulgulara işaret etmektedir. Benzer nitelikteki iddialar, 38. Olağan Kurultay ve İstanbul İl Kongresi bağlamında da kamu davasına konu olmuştur.
Çalışmalar, parti yöneticilerinin suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ile organize biçimde hareket ettiği ve örgütün elde ettiği kazançla parti yönetimini yönlendirdiğine dair değerlendirmeyi desteklemektedir. Bu bağlamda, parti tüzel kişiliğinin sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. CHP’nin suçtan elde edilen gelirlerle partiye malvarlığı kazandırdığı ve bu süreçlerin parti yönetimi bilgisi ve onayıyla yürütüldüğü tespit edilmiştir.
Raporlar, USOM bulgularına dayanarak 11 milyon 360 bin 412 vatandaşın güncel iç ve dış seçmen kütük verilerinin CHP’nin izni dışında yayıldığını ve bu verilerle belediyelerin seçim çalışmaları için manipülasyon yapılabileceğini belirtmektedir. Soruşturma dosyasına göre, parti üst yönetiminin bu süreçleri biliyor ve onaylı olarak yönlendirdiğine dair bulgular bulunmaktadır. Bu sebeplerle, CHP hakkında Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca gerekli işlemlerin yapılması gerektiği ifade edilmiştir.