Cansever’in Yitimi: Sahneye Dair Son Sözler ve İçsel Izler
Cansever’in ölümüyle sahneye dair son sözler ve içsel izler: duygusal bir yolculuk, şiirsel bir yansıma ve sahneye dair derin bir hesaplaşma.
Bir süredir kanserle mücadele eden usta sanatçı Cansever, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 12 Ağustos’ta Kuzey Makedonya’daki Veles’te düzenlenen törenle toprağa verilecek olan sanatçı, yaşamı boyunca yalnızlığıyla da hesaplaştı. KENDİ HİKAYESİNDE EKSİK KALDI İnsan kalbi, kainatın en ince hazinelerinden biridir; bu hazineye yalanla dokunduğunuzda ruhunuz kendi içine kapanır. Sahnedeki büyülü sesiyle milyonların acısını hafifleten Cansever, içsel yangınını bir türlü söndüremedi. Hiç evlenmemiş ve bir çocuk da kucaklamamış olan bu sanatçının kaderi, başkalarını teselli ederken kendi hikayesini boşlukta bırakmak oldu. BAŞINI OMZUNA KOYDUĞU ADAM EVLİYDİ Gurbetin soğukluğundan kaçıp sıcak bir yüze sığınmak isteyen Cansever, Almanya’da iki yıl boyunca hayatındaki bu kişiyi sadık bir dost gibi yanında taşıdı. Sesindeki derin acı, onun varlığını dünyaya tekrar inandırabileceğine dair umuduyla konuşuldu; fakat iki yılın sonunda gerçek ortaya çıktı: Başını koyduğu omuz başka bir yuvaya aitti ve bu güven kırıldı. KALBİNİN KAPILARINI AŞKA SONSUZA DEK KİLİTLEDİ Yalnızlık, güven ve ihanetle sınanan Cansever, işte o an kalbinin kapısını aşka kapatmaya karar verdi. Sahnelerdeki ses, dinleyenlerin ciğerlerine işleyen bir fırtına gibi yankılanırken, bu sarsıcı deneyimin içindeki kırgınlık hiçbir zaman tamamen iyileşemedi. Cansever’in baharı erkenden gurbete sarktı; sevenler ise onun yaprak dökümünü yaşamla buluşturdu. Kaynak: Haberler.com