Blaundos’taki Kuzey Tapınağı: Rahiplerin Gizli Alanları ve Arkeolojik Yeniden Doğuş
Blaundos’taki Kuzey Tapınağı: Rahiplerin Gizli Alanları ve Arkeolojik Yeniden Doğuş—tarih, sırlar ve keşiflerle dolu derin bir arkeoloji yolculuğu.
Uşak’taki Blaundos Antik Kenti, sivil kullanıma kapalı olan Kuzey Tapınağı ile arkeolojik kazılar yoluyla gün yüzüne çıkarılıyor. Şehrin güçlü bir garnizon kenti olarak tarihe geçen bu site, yalnızca tek bir girişe sahip olması ve Ulubey Kanyonu’nun derin vadileriyle çevrili olması nedeniyle doğal bir kale görüntüsünü koruyor.
Merkeze konumlanan iki ana tapınaktan biri, mitolojide bereketin simgesi olarak bilinen Demeter’e adanmış 2 bin yıllık tapınak; diğeri ise şehrin giriş kapısına yaklaşık 200 metre mesafede bulunan ve yaklaşık 1900 yıllık Kuzey Tapınağı. Yapılan arkeolojik çalışmalar, bu alanı en çok merak edilen bölgelerden biri haline getiriyor ve 2018 yılında başlayan kazı çalışmaları hâlen devam ediyor.
Geçen sezon üzerinde yükselen 12 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve yaklaşık 2 metre yüksekliğe sahip mermer yapı, Kuzey Tapınağı’nın üstünde gün ışığına çıkarıldı. Bu yıl ise aynı bölgede, tâbi olarak “kutsal alan” kabul edilen, rahiplerin kullandığı ve adakların sunulduğu bölüme odaklı çalışmalara hız verildi. Bu bölüm, tapınağın içinden ayrılarak temenos olarak adlandırılan çevreyle belirlenen sınır içerisinde yer alıyor ve rahiplerin burada konakladığı düşünülüyor.
Uşak Müzesi Müdürü ve Blaundos Kazı Başkanı İlhan Çavuş’a göre antik kent, bir ordugah ve karargah işlevi görmüş bir yapı olarak öne çıkıyor. Roma döneminde bölgeyi işgal eden güçlerin savunmaya yönelik planlarla kurguladığı bu yer, konumu itibarıyla stratejik bir öneme sahipti.
Çavuş, Blaundos’ta iki büyük tapınağın bulunduğunu vurgulayarak, önceki sezonda naos adı verilen iç bölümde tanrı ya da tanrıça heykellerinin yer aldığı alan üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Bu sene 25 kişilik bir ekiple, rahipler için ayrılan ve sivil kullanımdan çıkarılan temenos alanında kazı çalışmalarına devam edildiğini ifade etti. Rahiplerin tapınağa doğrudan erişemediği, dua ve ibadetlerini temenos sınırları içinde sürdürdükleri bu alan, gün yüzüne çıkarılan buluntularla yeniden aydınlatılıyor.
Roma ve Helenistik katmanları, Bizans etkileriyle iç içe geçmiş bir tabaka düzenine işaret ediyor. Çavuş sözlerini şöyle sürdürdü: Bizim amacımız en eski tabakaları ortaya çıkarmak ve her katmanı titizlikle belgelemek. Şu anki çalışmalarda Bizans izlerini temizleyerek alt katmanlara odaklanılıyor; gelecekte restorasyonu da kapsayacak bir planla, Roma ve Helenistik dönemlere ait buluntuların korunması hedefleniyor.
Kaynaklar: AA – Mehmet Çalık ve Haberler.com