Bilinçsiz Haşere İlacı Kullanımının İnsan ve Doğa Üzerindeki Tehlikesine Profesör Uyarısı
Profesör uyarısı: Bilinçsiz haşere ilacı kullanımı insan sağlığına ve doğaya ciddi tehlikeler doğurabilir. Önlemli kullanım rehberi ve riskler.
Bir Dicle Üniversitesi fen fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Satar, haşere ilaçlarının aşırı ve bilinçsiz kullanımlarının sadece insanların sağlığını değil, ekosistemleri ve gıda güvenliğini de ciddi şekilde tehdit ettiğini söyledi. Meyve ve sebzelerde bu kimyasalların kalıntılarının bulunabileceğini ve bu durumun dolaylı zararlar doğurduğunu kaydetti.
Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi, Ali Satar, kimyasalların doğada uzun ömürlü kalabildiğini belirterek, arıların yön bulma ve iletişim becerilerini bozarak koloni çöküşüne yol açtığını ifade etti. Bu da tozlaşmanın azalmasına, meyve veriminin düşmesine ve dolayısıyla gıda üretiminin olumsuz etkilenmesine neden oluyor.
İlaçların topraktan suya karışması, suda yaşayan balıklar ve diğer canlılar üzerinde toplu ölümlere yol açabiliyor; besin zinciri bozuluyor ve uzun vadede insanların sinir sistemi ile hormon dengesi de olumsuz etkilenebiliyor. Prof. Satar, kimyasal mücadele yerine biyolojik yaklaşımların tercih edilmesini ve ilaçların mutlaka doğru doz ve zamanlarda, bilinçli olarak kullanılmasını gerektiğini vurguladı.
Kimyasalların topraktan sulara taşınması, yalnızca zararlı böcekleri hedeflemekle kalmıyor; doğal yaşamı da geniş ölçüde etkiliyor. Arıların toplumsal iletişimini bozduğunda koloni zayıflıyor ve dolayısıyla ekosistem için temel bir işlev olan polenleşme tehlikeye giriyor. Yağışlar ve sulama ile topraktan suya karışan bu maddeler, su ekosistemlerini etkileyerek balıklar ve diğer canlılar üzerinde dolaylı zararlar yaratıyor. Toprak canlı bir ekosistem olduğundan, kimyasallar uzun süre kaldıkça üretkenlik yıllar içinde azalıyor.
İnsan sağlığına yönelik etkiler ise gıda üzerinden dolaylı olarak ortaya çıkıyor. Böyle kalıntılar, içme suyu kaynaklarını da risk altına alıyor ve uzun vadede sinir sistemi ile hormon dengemizi bozabiliyor. Bilimsel araştırmalar, bu ilaçların bilimsel yöntemlerle, belirlenmiş doz ve zamanlarda kullanılmasını ve son çare olarak görülmesini savunuyor. Doğru yaklaşım, biyolojik mücadele yöntemlerinin ön plana alınması ve gereksiz kimyasal kullanımlarının azaltılmasıdır.