Katalonya Özerk Bölgesi’nin başkenti olan Barselona’da Akdeniz sıcaklığını hissedecek, renkli bir kültür yolculuğuna çıkacak, tapas barlarıyla midenizi şenlendirecek ve bambaşka mimarisiyle gözlerinizin pası silinecek.
2 / 32
Şehri adeta eserleriyle baştan sona donatan Art Nouveau mimarisinin en önemli temsilcisi Antoni Gaudi’nin UNESCO listesindeki eserlerini görmek için bile bu şehre gelinir. Hazır kış etkisini Türkiye’de iyice göstermeye başlamışken sıcacık Barselona tatili hem bedeninize hem de ruhunuza iyi gelecek. İşte bu kentte mutlaka görmeniz gereken 10 yer!
Fotoğraflar: Alamy
3 / 32
JÜRİ Ertuğrul Özkök – Hürriyet yazarı Mehmet Yaşin – Hürriyet Seyahat yazarı, gurme Ayhan Sicimoğlu – Hürriyet Seyahat yazarı Özlem Tunca – TV programcısı, sunucu Saffet Emre Tonguç – Hürriyet Seyahat yazarı
4 / 32
Gülhan Şen – TV programcısı, sunucu Sinan Kunter – TV programcısı, gazeteci Bahar Akıncı – Hürriyet yazarı, rehber Serda Büyükkoyuncu – Seyahat ve sanat tarihi yazarı Burak Kan – Yemek ve seyahat yazarı
5 / 32
10- Renkli tezgâhlar: LA BOQUERIA Kentin merkezinde yer alan pazar alanı sadece yerlilerin değil yabancı turistlerinde uğrak yeri.
6 / 32
Lezzetli ve rengârenk sebzeler, meyveler, balık çeşitleri ve etler…
7 / 32
Üstelik tadımlık lezzetlerin satıldığı tezgâhlar, küçük barlar ve restoranlar da bulunuyor. İspanyol mutfak kültürünü keşfetmek istiyorsanız en güzeli ve iyisiyle yansıtan pazarı ziyaret edin.
8 / 32
9- Kıvrımlı hatlar: CASA MILÀ Mimar Gaudi’nin, Passeig de Gràcia caddesindeki bir diğer eseri 1910’da tamamlanmış. Deniz dalgalarını andıran görüntüsü ve kıvrımlı balkonlarıyla öne çıkıyor.
9 / 32
Gülhan Şen, Casa Milà’yla ilgili şunu söylüyor: “Gaudi’nin taşa verdiği kıvrımlı hatlarla hem yapıldığı dönemde hem de günümüzde benzersiz bir ev… Bacaları bile bu dünyanın dışından misafirler gibi adeta.
10 / 32
8- Dan Brown’un izinde: MONTSERRAT MANASTIRI Aynı adı taşıyan dik bir dağın yamacına 1025’te inşa edilen manastır bir kasabayı andırmaktadır.
11 / 32
Katolik inancının önemli bir merkezi olan kompleks Dan Brown’un romanlarında yer almasından dolayı da ziyaretçi akınına uğruyor. Merkezden tren yolculuğuyla bir buçuk saatte ulaşabilirsiniz.
12 / 32
Ertuğrul Özkök, “Montserrat Manastırı Dan Brown’ın Başlangıç romanının başladığı ilk yer olması açısından benim birinci tercihim” diyor.
13 / 32
7- Müzik ve mimari: PALAU DE LA MUSICA Katalan Müzik Sarayı, La Ribera semtinde 1908’de kapılarını sanatseverlere açtı. Dış cephesi gotik ve Art Nouveau mimariye sahipken içiyse klasik çizgilere sahip.
14 / 32
1997’de UNESCO Dünya Mirası’na alınan binada opera, senfoni orkestraları konserler veriyor.
15 / 32
Saffet Emre Tonguç, “Palau de la Musica aynı bedende bir araya gelmiş iki ruh; içinde müziğin ve coşkunun tınıları, dışındaysa müthiş bir mimarinin yansımaları var” diyor. Konser biletleri 40-200 Euro arasında değişiyor.
16 / 32
6- Tapas mutfağı: QUIMET & QUIMET Barselona’ya gelip İspanyol mutfağının dünyaca ünlü atıştırmalıkları tapasları tatmadan dönmek olmaz.
17 / 32
Bu tapas bar’ı ise kentin en öne çıkanı. Mekânı, Sinan Kunter, “Hiç abartmıyorum; İspanya’da gördüğüm en ilginç tapas barı!
18 / 32
Hınca hınç dolu, yüksek duvarları çeşitli şarap ve içki şişeleriyle doldurulmuş avuç içi kadar bir alan, yüzlerce çeşit farklı lezzet ve kapıdan sokağa taşmış tapas kuyruğu…” diye anlatıyor. Poeta Cabanyes 25.
19 / 32
5- Messi, Iniesta ve diğerleri: CAMP NOU Futbol tutkunu olun veya olmayın dünyada belki de en çok taraftarı olan Barcelona kulübünün bir maçını tribünden izlemeden bu şehirden ayrılmayın.
20 / 32
99 bin 300 kişilik Camp Nou stadında Lionel Messi, Luis Suarez ve Andres Iniesta gibi dünyaca ünlü yıldızları canlı izlemek her taraftarın hayali.
21 / 32
Stadyumun zemininde dolaşmak ve kulübün tarihi ve kazandığı kupaları göreceğiniz tur biletiyse 25 Euro.
22 / 32
4- Sıra dışı üslup: CASA BATLLO Farklı tarzdaki camları, duvarları, balkonları ve balık pulları tarzındaki çatısıyla Gaudi’nin hayal dünyasından çıkan fantastik bir ev.
23 / 32
Passeig de Gracia Bulvarı’ndaki eve yerliler ilk katta yer alan balkondaki ince sütunlardan dolayı ‘Kemiklerin evi’ olarak anılıyor. 1904’te restorasyonla bugünkü haline kavuşan Casa Batllo’ya giriş 24.50 Euro.
24 / 32
3- Kentin kalbi: LA RAMBLA Bizim için İstiklal Caddesi nyse Barselonalılar için La Rambla da o. Tek farkı bu caddenin iki tarafının yemyeşil ağaçlarla dolu olması.
25 / 32
Şehrin kalbinin attığı cadde için Özlem Tunca, “Dünyanın en renkli, en hareketli ve en keyifli caddesinde gezmek isteyen varsa La Rambla’yı kesinlikle tavsiye ederim.
26 / 32
24 saat enerjinin düşmediği caddede yöresel lezzetler yapan restoranlardan ilginç ve özgün hediyelik eşya satan dükkânlara kadar her şey var” diyor.
27 / 32
2- Masal diyarı: PARK GUELL Barselona’yı tepeden göreceğiniz bir tepede renk renk mozaiklerle süslü evleri, dolambaçlı merdivenleri, kavisli bankları ve heykelleriyle adeta kendinizi masal diyarında hissedeceğiniz bir yer burası.
28 / 32
Mimarlığını Antoni Gaıdi’nin yaptığı park içerisinde kendisinin de 20 yıl yaşadığı ev “Museu Gaudi’yi de mutlaka gezin.
29 / 32
Giriş bileti rehberli 14.50, rehbersiz 7.50 Euro.
30 / 32
1- Bitmeyen katedral: LA SAGRADA FAMILIA Eserleri UNESCO tarafından korunan, Art Nouveau üslubuyla ünlü mimar Antoni Gaudi’nin eseri olan katedralin inşası 1882’de başladı.
31 / 32
Ancak eserin yapımı 135 yıldır devam ediyor. Fantastik ince detayları, süslemeleri ve görkemli kuleleriyle kentin simgesi durumunda.
32 / 32
Bazilikanın içi dalların ve yaprakların dolaştığı rengârenk bir ormanı andırıyor. Serda Büyükkoyuncu, “Aykırı dahi Gaudi’nin yüzyıllara meydan okuyan mimari şaheseri” yorumunu yapıyor. Bilet fiyatları kuleye çıkma ve rehberlik hizmetlerine göre 15-29 Euro arasında değişiyor.