Bangladeş’te Arakanlı Müslümanlara Yönelik İHH Faaliyetleri ve Sahip Olduğu Döngüsel Yardım Ağı
Bangladeş’te Arakanlı Müslümanlara yönelik İHH’nin faaliyetleri ve döngüsel yardım ağıyla sürdürülebilir desteklerin adresi.
Bangladeş’in Cox’s Bazar kenti yakınlarında Arakanlı Müslümanlar için kurulu kampta, yaklaşık 1 milyon 100 bin mülteci yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. İHH İnsani Yardım Vakfı bu krizin başlangıcından bu yana bölgede uzun vadeli ve çok yönlü çalışmalar yürütüyor. Dağıtılan yardımların yanı sıra okul bakımı ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren projeler de vakıf tarafından hayata geçiriliyor. Ziyaret günü program, vakıf yöneticileri ve çeşitli vekiller ile yetkililerin katılımıyla gerçekleşti; ayrıca eğitim kurumu ziyaret edilip öğrencilere ikramlar sunuldu ve kadınların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan dikim evi ziyaret edildi.
Sayıt Demir, İHH Mütevelli Heyeti Üyesi olarak yaptığı konuşmada, bölgedeki durumun büyüklüğünü ve yapılan yardımın kapsamını vurguladı. “Burada yaklaşık 1 milyon 100 bin mülteci var ve çocukların dilini korumaları için kurslar uygulanıyor. İnsani yardım yalnızca temel ihtiyaçları karşılamaktan ibaret değildir; kültürel çalışmalar da sürdürülebilir bir iyileşme için gereklidir” dedi. “Dünyanın en büyük mülteci kampı” benzetmesiyle başlayan açıklamada, bambu evler, su kuyuları ve gıda dağıtımı gibi çalışmaların geçmişi ve süregelen çabalar dile getirildi.
Mehmet Akif Yılmaz, Arakanlı kardeşlerin yaşadığı dramı ve dayanışmanın önemini hatırlatarak, “Dünyanın dört bir yanından destek görmekteyiz. Türkiye’den gelen duyarlılık, bu insanların yaşamlarına umut oldu. Müslüman kardeşlerimizin acısını paylaşmak ve yanlarında olmak için buradayız” ifadelerini kullandı. Kolektif bir inançla hareket eden milletimizin, mazlumlara karşı sorumluluğu bu süreçte belirginleşiyor.
İHH’nin bölgedeki temel çalışmaları kapsamında gıda, barınma, beslenme ürünleri ve nakdi destek gibi ihtiyaçlar karşılanıyor. Ayrıca yetimlere yönelik programlar uygulanıyor, temiz su temini için kuyular açılıyor, banyo ve tuvalet olanakları kuruluyor; hijyen çalışmaları düzenli olarak sürdürülüyor. Eğitim alanında rehabilitasyon merkezleri açılıyor, sağlık hizmetleri ve ibadethane inşaatlarıyla toplumsal altyapı güçlendiriliyor. Bu çok yönlü yaklaşım, krizin ilk günlerinden beri bölgede devam eden bir dayanışma ağını oluşturmaktadır.