DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Bağlar, Kökler ve Tutkular: Göç ve Umut Üzerine Bir Uzun Metraj

Göç, kökler ve tutkular üzerine dokunaklı bir uzun metraj: umutla büyüyen yeni başlangıçlar ve eski bağların yeniden kurulması.

28.10.2025
A+
A-

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin 62. yılında, vizyona giren ve Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan Bağlar, Kökler ve Tutkular filminin yönetmeni Sunay Terzioğlu, Bulgaristan’dan ailesiyle göç ettiği çocukluk anılarından kesitler paylaştı. 9 yaşındayken yaşanan bu süreç ve ardından gelen beş yıllık göç hikâyesi, filme yön veren gerçeklik olarak görüldü ve yönetmen, karakterlerine rehberlik ettiğini vurguladı. Çekimler, tek lens kullanılarak ve belirli bir mesafeden çekme tercihiyle gerçekleştirilirken, zorlu koşullarda, göçmenlerin yaşadığı dar bir evde çekim yapıldı. Yan odada Somalili bir ailenin yaşadığı bu mekân, filme özgün bir atmosfer kattı ve ekip, çekimlere büyük bir özveriyle devam etti.

“Bu film benim ilk uzun metrajlı çalışmam.” diyen Sunay Terzioğlu, 1992’de Bulgaristan’dan göç etme sürecini ve bu tecrübenin filmdeki gerçekliği nasıl şekillendirdiğini paylaştı. Göçmenlerin yaşamına dair sahnelerde hakiki bir bakış sunmaya özen göstereceklerini belirtti. Çekim sürecinin nasıl geçtiğini anlattığında, projeyi tek lensle ve belirli bir mesafeyle çekmenin gerektiğini de sözlerine ekledi.

Oyuncu kadrosunun önemli isimlerinden Ushan Çakır, rol seçimlerinde yaşamın içinde olmanın ve hissetmenin gerekliliğine vurgu yaptı: “Bir oyuncunun görevi, kameranın karşısında sadece yaşamak değil, anı aktarmaktır.” Karakterlerin ona kattığı güçlü hisleri paylaşan Ezgi Yaren Karademir ise, rolün kendisine bıraktığı etkileri, doğrudan deneyimlediğini belirtti. Göçmenlerin yaşamından esinlenen bu hikâyede, izleyiciyle kurulan bağın, performansın ve duygunun güçlü olduğu ifade edildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.