DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Aydın Beybaba’si Mustafa Asım Efendi’nin Mezarının 105 Yıllık Sıradan Çıkması

Aydın Beybaba’si Mustafa Asım Efendi’nin mezarının 105 yıllık sıradan çıkışıyla tarihî bir keşif ve merak uyandıran yolculuk.

03.12.2025
A+
A-

Uzun yıllardır mezarının yerinin tam olarak belirlenemediği Mustafa Asım Efendi’nin (Kerimi) mezarı, Aydın’da yapılan kapsamlı çalışmalarla gün yüzüne çıktı. Kerimi, 1851 yılında İstanbul’da doğdu ve Osmanlı döneminde çeşitli kadrolarda memurluk yaptı. Yaşamının son 20 yılını Aydın’da geçiren şair kimliğiyle de tanınan Kerimi’nin pek çok eseri gün yüzüne çıktı; 180’e yakın divanı toplandı.

Yunan işgali sırasında konakları yakılan ve eserleri kaybolan Kerimi’nin mezarına dair söylentiler yıllardır tespit edilmek için uğraşılan bir konuydu. Şimdiyse elde edilen bilgilere göre mezar, yaşadığı evin bahçesindeki incir ağacının altında bulunuyor ve konumuyla ilgili net bir kayıt uzun süre eksikti. Araştırmacı yazar Selman Giritoğlu ile Tarihçi Dr. Hilmi Anaç’ın ortak çalışmaları neticesinde Kerimi’nin evinin yeri belirlendi ve mezarının yaklaşık 105 yıl sonra ortaya çıkarılması sağlandı.

Giritoğlu, kendi köklerini arayış sürecinde Asım Kerimi Baba’yı keşfetmeye başlamış ve bu yolculuğun Aydın’ın Beybaba’sı olarak adlandırılan Kerimi’nin mezarının tescillenmesi arzusuna yol açtığını ifade ediyor: “Kendi ailemin seceresini araştırırken bu yolculuk anlam kazandı.”

Hilmi Anaç ise süreçte mahalle kanaat önderleriyle görüşmeler yaptıklarını ve önce mezarın bahçedeki incir ağacının altında olduğuna dair sözlü bir kanıt elde ettiklerini belirtiyor. İlk başta bizi defineci zannediler diyen yaşlı bir amca da bu doğrultuda bilgiler paylaştı. Saha çalışmasıyla evin konumunun uyumlu olduğunu teyit ettik ve 1910 yılı devlet salnâmesinde Mustafa Asım Efendi’nin Aydın sancağında Telgraf ve Posta Müdürü olarak kaydedildiğini doğruladık.

Anaç, Asım Kerimi Baba’nın 1895’ten 1910’a kadar Aydın’da etkin bir adı olduğunu sözlerine ekliyor ve Kemal Özkaynak’ın Aydın Şairleri ve Müellifleri kitabında yer alan biyografik bilgilerle bu bulguları destekliyor. Ayrıca daha eski divanların Büyük Aydın Yangını sırasında kaybolmuş olabileceğine dair kayıtlar da dikkat çekiyor. Mezarı tescillenmezse ileride izlerinin tamamen kaybolabileceği kaygısı paylaşılıyor ve bu nedenle çalışmaların sonuçları kamuya duyuruluyor.

Mustafa Asım Efendi’nin Aydın’da sade bir şair ve memur olarak değil, Beybaba olarak bilinen bir kanaat önderi olarak hatırlandığını vurgulayan Anaç, Kerimi’nin evinin yakınında üç kuşak sonra gelen torun Nusret Özkan Anıl Amca ile de temas kurduklarını söylüyor. Elde edilen bulgu ve belgeler, kerimî’nin mezarının mührünün konulması gerektiğini gösteriyor; çünkü tescil edilmezse mezar izleri ileride kaybolabilir. İhlas Haber Ajansı ile Haberler.com kaynaklarını içeren bu çalışma, Kerimi’nin mezarının bugün tescil edilmesini savunuyor.

Sonuç olarak, Kerimi’nin mezarı 105 yıl sonra netleşti ve tescillenmesi için yapılan çağrılar devam ediyor. Aydın’da Beybaba olarak sevilen bu önemli isim, kültür mirasına kattığı değerlerle anılmayı hak ediyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.