DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Araban Ovası ve Kalenin Tarihi İzleri: Evliya Çelebi’nin İzlerinde Bölgenin Zenginliği

Araban Ovası ve Kalesi’nin gizli tarihine Evliya Çelebi’nin izinde yolculuk: bölgenin zengin mirasını keşfedin.

30.09.2026
A+
A-

Gaziantep’in Araban ilçesinde Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sindeki ifadeleri hatırlatarak Araban Ovası ve çevresinin tarımsal bereketini ve yerleşimlerin çeşitliliğini vurguluyor. Altun’a göre Evliya Çelebi, 17. yüzyılda bu coğrafyayı ziyaret ederken o dönem “Raban” olarak bilinen Araban ve yakın çevresinin botanik ve tarımsal zenginliğine dikkat çekmiş.

Ovada, Fırat Nehri ve kollarının beslediği verimli topraklar bize kadar ulaşan bir üretim geleneğini simgeliyor. Bölgede konumun stratejik önemi de altı çizilerek aktarılıyor; Araban Kalesi ise bu mirasın ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor.

Araban Kalesi’nin tarihi derinlikleri Altun, kalenin kökeninin Tunç Çağı’na kadar uzandığını ve ilçe merkezindeki Kale Mahallesi’nde, yaklaşık 35 metre yüksekliğindeki höyük üzerinde konumlandığını söylüyor. Orta Çağ’da “Raban” adıyla bilinen bölgenin önemli merkezlerinden biri olan kale, 11–12. yüzyıllarda Urfa Haçlı Kontluğu döneminde de kritik bir yerleşim olarak öne çıkmış.

Surların zamanla ciddi zarar gördüğünü anlatan Altun, çevredeki yapıların inşasında kullanılan taşlar nedeniyle höyük seviyesinin günümüze yaklaşan bir aşamada olduğunu dile getiriyor. İç Kale Camii olarak adlandırılan yapı ise kale tepesindeki önemli bir ibadet alanı olarak yıllar içinde kullanılmıştır.

İç Kale Camii, 6 Şubat depremlerinde zarar görmüş olup bölgenin deprem sonrası tarihsel dokusunu yeniden gündeme getiriyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.