Antalya Kültür Yolu Festivali’nde Üçüncü Gün: Geleneksel Sanatlar ve Atölyeler Ön Planda
Antalya Kültür Yolu Festivali’nin üçüncü gününde geleneksel sanatlar ve atölyeler öne çıkıyor; kültürel zenginlik, yaratıcı deneyimler ve atölye keşfi sizleri bekliyor.
Antalya Kültür Yolu Festivali, üçüncü gününde ziyaretçilere sergiler, geleneksel sanat atölyeleri ve söyleşilerle zengin bir program sunmaya devam etti. Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün hazırladığı olanaklarda, Kemha-i Antali adlı sergide Selçuklu mirasının 800 yıllık dokuma geleneği yeni tasarımlarla can buldu. Dokuz ipek kumaşın motif analiziyle oluşturulan eserler ve Selçuklu esinli 15 adet seramik çalışma ziyaretçilerin beğenisini topladı.
Doğanın Kabuğunda temasıyla açılan COP31 odaklı sergide, enstitü geleneksel el sanatlarını sürdürülebilirlik ve çevre bilinciyle buluşturdu. Bu sergide doğal kaynakların korunması ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması vurgulandı.
SBR Art House’un hazırladığı Kasım’da Art karma sergisi ise Türk resim sanatının farklı dönemlerinden seçkileriyle konser gibi bir deneyim sundu. Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve İbrahim Balaban’ın eserlerinin yanı sıra Ahmet Tükenmez’in çalışmaları da sergide yer aldı.
Festival kapsamında Filografi Sanatı Sergisi ile geleneksel filografi örnekleri sergilenirken Bahçeşehir Koleji Parkorman Kampüsü’nde Atlar ve Kuşlar isimli bir etkinlik gerçekleştirildi. Ayrıca çocuklar ve yetişkinler için ebru atölyeleriyle geleneksel Türk süsleme sanatının uygulama adımları hatırlatıldı.
Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’ndeki atölyelerde atık cam, kumaş ve kağıtlar geri dönüştürülerek mozaik panolar, aksesuarlar ve dekoratif ürünler üretildi. Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi’nde Ayşe Özmak Mercan rehberliğinde Mercan Sanat Topluluğu üyelerinin katılımıyla Taşlardan Tuvale Antik Kentin Ruhu adlı çalışmayla Türkiye’nin antik kütüphaneleri resim sanatıyla yorumlandı.
Aynı mekanda gerçekleştirilen Kültür Yolunda Bir Hayal, Bir Yol, Bir Gelecek atölyesi çocuklar ve gençlerin gelecek hedeflerini sanata taşımasına olanak tanıdı. Çizim, boyama ve tasarım çalışmalarıyla hayal haritaları oluşturulan etkinlik, katılımcıların kendilerini ifade etmesini sağladı. Ayrıca Göbeklitepe Kıtasına Yönelik söyleşide Dr. Selma Gençel, Göbeklitepe’nin tarih öncesi sembollerle olan bağlantılarını ve mu-lamurya anlatılarındaki muhtemel geçişleri ele aldı.
Festival, 8 Kasım’a kadar konserler, sergiler, tiyatrolar ve atölyelerle sürüyor; ziyaretçiler çok yönlü bir sanat yolculuğu yaşayabilir.