DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Anadolu’nun Baston Sanatı: Sezai Kaşkır’ın Dede Mesleğini Yaşatma Hikayesi

Anadolu’nun baston sanatını Sezai Kaşkır’ın dede mesleğini yaşatma hikayesinden öğrenin; geleneksel zanaat, ustalığın izinde, kültürel mirasın canlı kalışı.

19.04.2026
A+
A-

Günlük yaşamında Düzce’de yaşayan Sezai Kaşkır, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan bir ustadır. 56 yaşında baston yapımını öğrenmeye başlayan Kaşkır, yaklaşık iki dekadır el sanatını sürdürmekte ve bu sanatı kendi çevresinde nesilden nesile aktarmaya çalışmaktadır. Baston üretimi, uzun yıllar ustadan çırağa aktarılan değerli bir miras olarak bugün de az sayıda ustanın elinde can buluyor.

Bir başka dikkat çeken figür ise kentte 60 yıldır saat tamirliği yapan 76 yaşındaki Kaşkır’dır. O da dede mesleğini sürdürerek bastonculuğu gelecek kuşaklara taşımak amacıyla yaklaşık 20 yıl önce bu işe yönelmiştir. Evinin bir köşesinde kurduğu atölyede, bugüne kadar yaklaşık 150 baston üretti; üretilenlerin bir kısmını özel koleksiyon için saklarken, bir kısmını yakın çevresine hediye ediyor.

Kaşkır, baston yapımında kızılcık, ceviz ve dut gibi ağaçların yanı sıra bahçesinde yetiştirdiği bambu kullanmaktadır. Bir bastonun tamamlanması için 1 ila 3 ay arasında bir süre harcayan usta, sap kısmının manda boynuzundan yapılmasının hem estetik hem de hijyen açısından önemli olduğunu belirtiyor: “Sap kısmı en değerli bölümdür; sanatsal bir görünüm sunarken, kullanımı da güvenli ve mikrop tutmaz.”

Kaşkır, üretimini ticari bir amaç gütmeden, tamamen sanatsal ve koleksiyon amaçlı yürüttüğünü ifade ediyor. Yaptığı bazı bastonları çevresine hediye ettiğini ve projenin bir parçası olarak başkalarının da bu zanaatı öğrenmek istemesine rağmen sabrın eksik kaldığını ekliyor.

“Dedem yapıyormuş, babam ileri taşımış, ben ise daha ileri taşıyorum” diyen Kaşkır, sonraki kuşakların da bu zanaatı daha güzel hâle getirmesini arzuluyor. Anadolu’nun köklü kültürel miraslarından biri olan bastonculuğun geleceğe taşınması için çalışmaya devam edeceğini vurguluyor.

Not: Haberin kaynağı AA ve Göksel Cüneyt İğde ile Haberler.com’a dayanmaktadır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.