DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Akran Zorbalığı ve Dijital Zorbilığa Karşı Okul-Aile İş Birliğiyle Önlem Stratejileri

Akran zorbalığı ve dijital zorbalığa karşı okul-aile iş birliğiyle etkili önlem stratejileri ve güvenli bir öğrenim ortamı için rehber.

27.10.2025
A+
A-

OMÜ Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Ayçiçek Dinçer, akran zorbalığının çocukların sosyal yaşamını tehdit ettiğini vurguladı. Zorbalığın artık dijital ortama da taşındığını belirtirken, ailelerle yakın iletişimin korunması halinde çocukların bu süreçten daha güvenli çıktığını söyledi. Okul, aile ve çocuk odaklı kapsamlı bir planın gerekliliğine dikkat çekti.

Dinçer, zorbalığın genelde ergenlerin sosyalleştiği mekanlarda görüldüğünü ifade etti. Zorbalık davranışlarını üç ana tipte özetledi: Fiziksel, Sözlü ve İlişkisel-Sosyal. Fiziksel altında bireyin karşı tarafa yönelik fiziksel şiddeti; sözlü altında görünüm, beceri, ailesi veya kültürüyle dalga geçme ve aşağılamayı; ilişkisel-sosyal boyutta ise mağdurun sosyal ilişkilerini zedelemeye dönük davranışları saydı. Bu çeşitler okul ve çevreyle mahalle gibi alanlarda kendini gösteriyor.

Dijital zorbalık giderek yükselen bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor. Pandemi sonrası evde daha fazla vakit geçirme durumunun etkisiyle, küçük yaşlardaki çocuklar ekran başında daha çok zaman geçirir hale geldi. Dijital ortamda zorbalık, hızla yayılan ve kalıcı izler bırakan bir boyuta ulaştı. İnternetsiz ve sınırsız bir dijital dünyada, mağdur hakkında dedikodu yapmak, paylaşımları izinsiz yayımlamak gibi davranışlar artış gösteriyor.

Dinçer, zorbalığa üç temel profilin daha eşlik ettiğini belirtti: Mağdur olanlar, güç elde etmek için zamanla zorbalık yapabilenler ve olaylara tanıklık edenler. Zorbalığa seyirci kalan çocuklar çoğu zaman inanç ve davranışlarını benimseyerek baskıyı sürdürmeye yol açabiliyorlar. Ebeveynler için ise karışmama yönündeki tutumların bile zarar verebileceğini vurguladı; çünkü seyirci kalan çocuklar, zorbanın davranışını normalleştirme eğilimi gösterebiliyor.

“Eğitim şart” diyen Dinçer, akran zorbalığı ve siber zorbalıkla mücadelede okul ve aile iş birliğinin hayati olduğuna işaret etti. Aileler, çocuğun zorbalığa karışmaması için net kurallar koymalı, çocuğa şiddetsiz iletişimin ve empati geliştirmenin önemini vurgulamalı. Şiddete başvurmamak kesin bir ilke olarak benimsenmelidir. Ayrıca çocuklara, rol modeli olmak ve şiddetin yanlış olduğunu günlük davranışlarla göstermek gerekiyor.

Çocukları olumlu sportif etkinliklere yönlendirmek de önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, empati yeteneğini güçlendirerek zorbalığı azaltmayı hedefliyor. Aileler için öneriler arasında, çocuğun sonradan öğrenebileceklerini dikkate almak, seyirci olanlara yönelik doğru yönlendirmeler ve çocuğun sosyal çevresini güçlendirecek ilişki dinamiklerini desteklemek yer alıyor. Zorbalıktan korunmuş çocukların, akademik ve sosyal açıdan daha dengeli olduğu da vurgulandı. Son olarak, ebeveynlerin çocuklarıyla sürekli iletişim halinde olması, okul, aile ve çocuğu kapsayan bütüncül bir planın uygulanmasını gerektiriyor.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Sağlık Kaynak: Haberler.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.