DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Adana Mavrası: Şehrin Hafızasını Mizahla Buluşturmuş Bir Kültür Yolculuğu

Adana Mavrası: Şehrin hafızasını mizahla buluşturan kültür yolculuğu. Gelenek, kahkaha ve lezzet dolu bir keşif rehberi.

30.01.2026
A+
A-

Adana mizahının en canlı örneklerinden biri olan “Adana Mavrası”, araştırmacı yazar Yusuf Delikoca tarafından kitaplaştırıldı. Editörlüğünü Timur Türküner’in üstlendiği eser, Adana’nın 100 yılı aşkın tarımsal gücünü temsil eden Doğru Çiftçilik ailesinin katkılarıyla yayına hazırlandı. Kitap, ailenin destekleriyle hayat bulan bu çalışmanın arkasındaki motivasyonu ve Amacı şu cümlelerle özetliyor:

“Adana Mavraları”, kent kültürüne değer katan bir hatıra niteliğinde; 1930’lardan 1980’lere uzanan dönemde Adana’da sanat, edebiyat, spor, siyaset, iş dünyası ve sosyal yaşamda iz bırakmış yüzlerce kişinin anılarını barındırıyor. Kentin hafızasında canlı kalan bu hikayeler, bugün unutulmaya yüz tutmuş değerlerin anılarına da yeniden ışık tutuyor.”

Taşköprü’nün hemen yanında kurulan Kalekapısı, Büyüksaat, Yağ Camii ve Küçüksaat esnafları arasında geçen nüktedan sohbetler, mavraların doğurduğu esprilerle günümüze taşıdı. Yeni Adana gazetelerinin sayfalarında Adana Mavrası sıklıkla yer buldu; 1950’ler ve 1960’larda gazeteciler ile siyasilerin birbirine takıldığı mizah yoluyla şehrin kültürü canlı tutuldu. Orhan Kemal ve Arif Nihat Asya gibi Adana’dan çıkmış yazarlar da eserlerinde bu mavraya sıkça yer verdi.

Bu çalışma sadece bir mizah kitabı değil; kentin hafızasında yer edinmiş yüzlerce kişinin hatırasını yeniden hatırlatmasıyla bir arşiv görevi görüyor. Tarihî fotoğraflar ve mizahın en sıcak hâliyle geleceğe aktarılan bu Adana hatırası, Okunabilir ve akıcı bir dille aktarılarak nesilden nesle miras kalacak bir belgeye dönüşüyor.

Seyhan Nehri’nin kıyısında dönen değirmen misali, Adanalıların mavraya olan bağı ve bu dolapların çıkardığı gürültülü sesi, “Mavra başladı” sözünü Türk mizah kültürüne kazandırdı. Adana’da mavra hâliyle yaşam devam ediyor ve ilerleyen yıllarda Seyhan Nehri’nin kıyısında bir mavra ile yanında bir Mavra Kahvesi kurma umudu, bu eserin temel temalarından biri olarak öne çıkıyor.

Editör Timur Türküner, geniş bir arşiv birikimiyle bu kitabı hazırlamış olmanın mutluluğunu paylaşıyor: “Adana’nın yüzlerce değeri bu kitapla hayata geçecek. Gelecek nesiller bu eser sayesinde Adana’da sinemadan çay bahçelerine, spordan sanata uzanan bir kültürün ve samimi dostlukların izini sürebilecek.” Kitabın ücretsiz olarak halka ulaştırılması düşüncesi de bu vizyonun parçası olarak vurgulanıyor.

Sponsorlar arasında yer alan Müslüm Doğru, “Bereketli Toprakların Doğru’ları” bölümünden başlayarak 110 yılı aşkın bir mücadeleyi anlatan bu yapıtın ailesel bir miras niteliğinde olduğunu ifade ediyor ve “Yüzlerce anı bu kitapla gelecek nesillere aktarılıyor” diyerek esere olan katkısını öne çıkarıyor. Adana’nın tarihî, kültürel ve sosyal dokusunu gözler önüne seren bu eser, bir belgesel ya da keyifli bir sohbet tonunda okunabilir bir kaynağa dönüştürüyor. Yazarı Yusuf Delikoca’ya ve Adana sevgisini kitaplaştıran Timur Türküner’e teşekkürler, bu ortak çabanın bir kültür hizmeti olduğu düşüncesini pekiştiriyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.