Niyazi Sayın’ın Anısına: Sandıkçılar Tekkesi’nde Müzeye Doğru Adımlar ve Hatıralar
Niyazi Sayın’ın anısına, Sandıkçılar Tekkesi’nde müzeye giden yolun izleri ve unutulmaz hatıralar.
Üsküdar’da hayatını geçirdiği Sandıkçılar Tekkesi’nde Niyazi Sayın’ın eserleri ve özel eşyaları tek tek kayıt altına alındı. Bu çalışmalar, ustanın mirasının gelecek nesillere aktarılarak korunması amacıyla yürütülüyor. TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, tekkedeki arşiv çalışmasının bir müze projesine dönüştürülmesini dile getirdi ve bu adımın Sayın’ın hatırasını kalıcı kılacağını ifade etti.
AKM’de düzenlenen anma gecesi, Sayın’ın neyinin ve bestelerinin bir araya getirildiği programla taçlandı. İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu, solist Ahmet Şahin eşliğinde beş eseri seslendirirken, gelen konuklar ustanın hayatını ve sanatını canlandıran kısa bir filmle başladılar. Etkinliğin akışında, konuşmalar ve sohbetler sırasında Sayın’ın yaşamı ve sanatı hatıralarla can buldu.
Gecede, Sandıkçılar Tekkesi’nde sürdürülmekte olan arşivleme süreci de masaya yatırıldı. Talepeleriyle kurulan yakın bağ ve alanında uzman isimlerin katkılarıyla yürütülen çalışma, Sayın’ın eserlerini ve kişisel eşyalarını titizlikle sınıflandırıp kayıt altına alıyor. Bu süreçte, Sayın’ın manevi evladı olarak görülen Yüce Gümüş’ün öncülüğünde ilerleyen proje, yakında müzeleşme hedefini taşıyor.
Konuşmalar sırasında Av. Hatice Akıncı Yılmaz, Yunus Emre’nin dizeleriyle başlayan konuşmasını anterya ederek, “Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değildir” sözleriyle duygularını paylaştı. Sanatın insanı derinleştirdiğini, gençlere sanatla meşgul olmanın hem yetenek hem de karakter gelişimi katacağını vurguladı. Ayrıca TÜRGEV’in genç kızlara yönelik çalışmalarının kültür ve sanat üzerinden desteklenmesi gerektiğini belirtti ve bu vizyonla Sayın’ın mirasını koruma konusundaki kararlılığını ifade etti.
Bu anma gecesi ayrıca, Necmeddin Bilal Erdoğan’ın önsözüyle yayımlanan “Ruhtur Musikinin Gıdası – Kutbü’n-Nayi Niyazi Sayın Hatıra Kitabı”nın tanıtımını da içeriyordu. İçinde Sayın’ın hayatı, sanatı ve karakterine dair anılar bir araya getirilen kitap, Akıncı Yılmaz’ın yazısını da kapsıyor ve gelecek nesillere aktarılacak değerli bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Sayın’ın eserlerinin ve kişisel eşyalarının kayıt altına alınması, Sandıkçılar Tekkesi’nin sakinliğinde devam eden bir çalışma olarak ön plana çıktı. Bu çalışmanın sonunda, ustanın sesinin yeni nesiller tarafından yeniden duyulması hedefleniyor ve müze için atılacak adımlar heyecanla bekleniyor.