Dölek Çamuruyla Seramikte Yeni Bir Sayfa Açan Elif Işık Canlı
Dölek çamuru ile seramikte yeni bir sayfa açan Elif Işık’ın öyküsü; ince işçilik, zarafet ve yenilikçi yaklaşımın ilham verici yolculuğu.
Gümüşhane’de mimarlık kariyerine 9 yılını adayan Elif Işık Canlı, seri serüvenini seramikle güçlendirdi ve Dölek köyünün doğal çamurunu modern tekniklerle buluşturarak kente özgü bir el sanatını gün yüzüne çıkardı. Atölyesinde çamuru işleyen sanatçı, sır ve ısı testlerinden geçirdiği deneylerle Dölek çamurunun dayanımını ve fırın tepkisini inceliyor. Işık Canlı’nın amacı, kentin kültürel mirasını canlı tutmak ve bu değerleri yeni nesillere aktarmak. Dölek köyünden getirilen numuneler, atölyede suyla yumuşatılarak alçı plakalar üzerinde şekillendirilecek hale getirildi ve dayanıklılık ile sır tutuculuğu ölçmek için özel plakalar kullanıldı. Elektrikli fırında uygulanan yüksek ısı işlemleri sonunda çamurun çatlamadan piştiğini ve sır yüzeyinin güvenilir sonuçlar verdiğini gözlemlemek mümkün oldu.
Seramik üretiminin sabır gerektirdiğini vurgulayan Canlı, marangozluğa benzer bir süreci seramikte de deneyimlediğini ifade ediyor: fırından her zaman mükemmel sonuç çıkmayabilir; bazı denemeler patlayabilir, bazıları yamuk ya da renk oturmayabilir. Ancak ısrarlı çalışmalar sonunda, ateşle buluşan ürünlerin sabrın meyvesini güzel biçimde sunduğunu belirtiyor. Amacı, bu sanatı sürdürmek ve ustaların mirasını gelecek kuşaklara aktarmak. Ayrıca çamurun yapısına katkı maddeleri ekleyerek dayanıklılığını test ettiklerini ve elektrikli fırınlarda belirlenen sıcaklıklara kadar dayanıp dayanamadığını incelediklerini paylaşıyor.
Gümüşhane’nin kültürel mirasına dair bir pano çalışması da üreten Canlı, tarihi dokuyu yansıtacak bir kompozisyon üzerinde çalıştığını söylüyor. Cami ve kilisenin yan yana bulunduğu sahneyi seramik pano olarak tasarlarken, ilk denemede ürünün kalınlığı nedeniyle fırında patlama yaşandığını ancak pes etmeyip yeni bir pano üzerinde ilerlediğini aktarıyor.
Dölek köyünden geleneksel güveç imalatını sürdüren 70 yaşındaki Şengül Saraç, çamurun hazırlanışında kayınvalidesinden öğrendiklerini ve günlük üretimde iki ayağıyla çamur çiğnemeyi sürdürdüklerini anlatıyor. Günlük üretim akışında belden aşağı vücut ağrısına rağmen günde 15–20 adete varan üretim kapasitesine ulaşabiliyor. Çamuru ıslatıp çadırın arasına seriyor, ardından taşın üstüne oturup iki ayağıyla bastırarak hazırlıyorlar.
Bir başka ustayla aynı köyden gelen Pembe Bilgili ise 30 yıldır dağdan getirilen çamuru kullanarak güveç kaplarını üretiyor. Eşini 30 yıl önce kaybettiğini belirterek, dağdan çamuru alıp karıştırma, ıslatma ve çiğneme süreçlerini ayrıntılı biçimde paylaşıyor; üretime aralıksız devam ettiklerini ve bu işlemleri gün boyu sürdürdüklerini dile getiriyor.